Evrensel Eşit Kuyruklu Canlı

2014-06-19 01:46:00

Gerçek eğitim nedir? Siz bu kadar yıldan bu kadar tecrübeden sonra, gerçekten insanların eğitilmesi konusunda ciddi bir birikime sahip oluyorsunuz. Bir insan nasıl eğitildi de sonuç ne oldu, bunların zararı veya faydaları nelerdir? Bu konuda bir örnek verirseniz daha yararlı olacaktır. Gerçek eğitim nerede başlar? Eğitim ana rahminde başlamalı. Çünkü canlılık sperm ve yumurtanın döllenmesinden itibaren başlar. Ana rahmindeki cenin halimiz kiminle besleniyor? Anneyle, anne kanıyla. O halde alt beyinsel eğitimin bir numaralı şartı rahimde geçirdiğimiz günlerin pozitif olmasını sağlamaktır. Çünkü anne koca dayağı yerse, kaynana zırıltısı çekerse bizim toplumumuzda çok yaygın olduğu gibi çeşitli nedenlerle kendini ezik hissederse onun beyin snaps sistemindeki nörotransmitterleri bozuk olur. O nörotransmitterleri bozuk olduğu için cenin bozuk negatif nörotransmitter kayıtlı kanla beslenmek zorunda kalır. Bunun daha global ifadesi anne rahmindeki cenin annenin yaşadığı bütün sıkıntı ve huzursuzlukları hisseder. Ben bunları senelerdir söylüyordum en sonunda Time dergisi kapak yaptı. Hamile bir kadını koydu, annenin bütün heyecansal bozuklukları cenine geçer dedi. Ee şimdi ne oldu oradan başlayan eğitimi ihmal ettiğimiz zaman temel inşaatımız bozuk doğduk. Bak şimdi işe. Şimdi bir binanın temeli bozuksa nasıl en ufak bir sarsıntıda yıkılıyor, bunu bütün depremciler  söylüyor. Hepimiz tamam diyoruz çok makul, ben de aynı şeyi söylüyorum. Biz insanların da ana rahminde geçirdiği dokuz ay on gün bozuksa, temel inşaatımız bozuktur. Dolayısıyla sırçadan köşk yaparsan yap, ne kadar korteks eğitimi verirsen ver hayat bir depreme döner. Yaşam bir depreme döner, çünkü temel inşaatımız bozuktur. Tam burada şunu sorm... Devamı

Duanın Ruhumuz Üzerindeki Tesiri

2014-06-13 12:08:00

Farklı ibadetlerin ortak şartı olarak görebileceğimiz niyet konusunu dinimiz oldukça önemsemiştir. Amacına ulaşması açısından baktığımızda ibadet ve niyet arasındaki bağı nasıl değerlendiriyorsunuz? İbadeti mükellefin yaratıcısına duyduğu saygı nedeni ile O’na itaat etmesi ve bazı zevklerinden vazgeçmesi olarak tanımlayabiliriz.  İbadet ve duada birinci şart sizin de söylediğiniz gibi niyettir. Niyet yaratıcıya kulluk değil ise yapılan ritüeller ve vazgeçilen zevkler amaca hizmet etmez. Yani rızaya uymaz. Böylece kulu yaratıcıya yakınlaştırmayan ibadet, amacına hizmet etmemiş oluyor. Evet, dua ve ibadette amaç kulu yaratıcıya yakınlaştırmaktır. Allah'tan korkmak aslında Allah'a saygı duymak ve O’nun yaratıcılığını onaylamak demektir.  İslam dininde ''Allah'tan başka ilah yoktur ve Hz. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.'' sözünün ilk iki şart olarak sunulması anlamlıdır. Mensup olduktan sonra yaratıcının koruması ve güven altına giriyorsun. Kurallara saygı duymak yoğun sevgi veya yaratıcının sevgi ve rızasını kaybetmekten korkmanın bir sonucudur. Tıpkı bir bebeğin bir şeyden korkup annesine sığınıp rahatlaması gibi insan da olaylar ve musibetler karşısında her şeyi bilen, gücü yeten, her şeyin kontrolü elinde olan, kalbinden geçen her hatırayı dahi işiten, şahdamarından daha yakın olan bir güce inandığını hissederse huzur ve güvenin verdiği içsel hoşluğu ve esenliği yaşar. Aklın onaylamadığı bir ibadet, geçici bir teselli anlamına gelir.  Sağlıklı bir ibadet ve dua akla dayanan ve kalbi duyguların onayladığı bir inanç sisteminden sonra olursa anlamlı olur. Bu algılama ile yapılan ibadette kişi bütünün parçasını görür.  Süleymaniye Camisinin inşaatında çalışan bir işçiye: ''Ne iş y... Devamı

Utangaçlığı Yenmenin Yolları

2014-06-08 05:43:00

Utangaç biri misiniz? Bir ortamda gözler sizin üzerinize çevrildiğinde, kalbiniz hızlı çarpıyor ya da soluğunuz daralıyorsa, psikolog Battler’ın tavsiyelerine bir göz atın. Araştırmalara göre, her geçen yıl özellikle kadınlar daha çok utangaçlık problemi yaşıyor. Tanımadığınız ya da yeni tanıştığınız insanlara karşı utangaç mısınız? Bu soruya cevabınız “Evet” ise, telaşa gerek yok. Çünkü siz tamamen normal birisiniz. YÜZÜNÜZ MÜ KIZARIYOR? Eğer yeni iş ortamında, ayağa kalkıp kendinizi tanıtmanız istendiğinde, yüzünüz kızarıyor, sesiniz titriyorsa, kalabalık önünde konuşmanızı gerektirecek durumlardan uzak durmaya çalışıyorsanız, maalesef utangaçsınız. Ancak “herkes konuşkan, girişken olmak zorunda değil” gerçeğini de aklınızdan çıkartmamanız gerekiyor. KENDİNİZİ KONTROL EDİN Ama utangaçlığınız yüzünden bazı fırsatları kaçırdığınızı düşünüyorsanız, davranışlarınızı kontrol altına almanın zamanı gelmiş demektir. “Daimi Mutluluk” adındaki projesi sayesinde, kadınların birçok problemini çözerek, mutlu bir yaşam sürmesini sağlayan ABD’li psikolog Artest Battler, utangaçlığın çözülemeyecek bir problem olmadığını belirtiyor. NEDENİNİ ARAŞTIRMAK GEREK ABD’de birçok bayan hastasının utangaçlık problemi yaşadığını belirten Battler, “Birlikte bu konuya yoğunlaşarak, her 100 utangaç hastamdan 85′inin bu sorununu çözmeyi başardık. Öncelikle utangaçlığın temelini bulmak gerekiyor. Bunu konuşarak başarıyoruz. Eğer siz de tavsiyelerime uyarsanız, eski utangaçlığınızdan büyük bir bölümünü attığınızı göreceksiniz” dedi. İşte Battler’ın tavsiyele... Devamı

Konuşurken Beden Dili

2014-06-03 03:36:00

— Elleri göğüs hizasında kenetleme, “Ben düşüncelere kapalıyım” veya “Bu işi en iyi ben bilirim senin düşüncelerine ihtiyacım yok!” mesajını muhatabınıza iletmenin en kestirme yoludur. Hele bunu mimiklerinizle desteklerseniz, sizin başka olumsuz bir hareket yapmanıza gerek kalmaz. Size garanti veriyorum, hızla münakaşa ortamına girebilirsiniz. — Tokalaşırken cansız tutma (ölü balık), “Her neyse tokalaşayım bari!” demenin pratik yoludur. Veya cesaretsizliğin işaretidir. — Ceket yakasından tutarak başparmağı dik tutarak öylece durmak, “Buranın efesi benim, var mı bana yan bakan!! ” mesajının sessizce ama güçlü alarak herkese ilan edilmesidir. Bunu isteyen bir siyasi olacağını sanmıyorum. Tabi seçilmek istiyorsa. — Konuşurken başka bir tarafa bakmak, siz konuşuyorsanız “Sözlerime inanmayın” anlamına, şayet dinliyorsanız, “ Öfff!! Bitir de ben konuşayım” demektir. “Sana çok fazla değer vermiyorum” anlamına da gelebilir. — Sandalyelere yan oturma, yandan bakmak, saygısızlığın dik alasıdır. — Önündeki eşyalarla oynamak, “Acelem var” veya “Bitir şu konuşmayı sıkıldım” demektir. — Önündeki eşyaları sertçe vurmak, “Öfff! Yetti artık, şimdi elimden bir kaza çıkacak!” anlamına gelir. — Parmakları kenetleme ve oynatmak, “Bu işleri senden daha iyi bilirim. Sabırsızlanıyorum.” Fikrini ifade eder. — Oturduğu yerden geriye doğru atak yapmak, “Hadi canım sende! Saçmalıyorsun” anlamına gelir. — Başı ve kaşları yukarı kaldırmak, kibirlilik veya aşırı bilgiçlik işaretidir. &mdash... Devamı

Vücut Okuma Sanatı Yüzün Yapısı

2014-05-29 00:17:00

Fizyognomi (Vücut Okuma Sanatı) Yüzün Yapısına Göre Kişilik Özellikleri: 1. Uzun yüz (dikdörtgen şekilli):Alnın genişliği yaklaşık çenenin genişliği kadardır. Bu yüz tipi asil tip adlandırılmaktadır. Böyle bir yüz yapısına sahip olan kişiler yüksek entelektli, duyarlı ve dengelidirler. Bu tip kişiler tedbirli ve sağduyuludurlar. Bazen de bu tip kişiler yöneticilik, organize etme yeteneğine sahip olup, amaca doğru ilerlemede kararlılık gösterebilmektedirler. 2. Üçgen şekilli yüz: Yüksek ve geniş alın, elmacık kemikleri kabarık, küçük ve kemikli burun, çökük gözlü, küçük ve azıcık öne çıkmış çene. Elmacık kemikleri ve çene arasındaki bölge kemiklidir. Bu tür yüz yapısına sahip olan kişiler az duyarlıdır. Bu ayrıca yüksek zeka belirtisidir. Böyle kişiler, ayrıca, hilekâr ve aksi bir karaktere sahiptir. Bazen bu tip insanlar ihanet etmeğe de yatkındırlar. Ajanların ve ihanet eden kişilerin büyük bir kısmının yüz yapısının üçgen şekilli olduğu söylenilmektedir. Bu insanlarda sadakat ve bağlılık duygusu yoktur. 3. Yamuk şekilli yüz: Üçgen şekilli yüz yapısıyla birçok ortak özellikleri vardır. Bu tipin alnı geniştir. Sivri olmayan ve biraz ensiz çeneye sahiptir. Bu tür yüz yapısına sahip kişiler ukala, duyarlı, artist tiplidirler. Bu tiplerde savaşçı ruhu yoktur. Bu tür kadınlar iyimserdirler. Onlar çevresindekiler için iyi bir ortam oluşturarak mutlu bir yaşam sürdürebilirler. 4. Kare şekilli yüz: Genelde sert, eğilmez, bazen de acımasız bir karaktere sahiptirler. Bu tip insanlar konuşkan olmayıp, kaba, algılama gücü zayıf, fakat iradeli bir yapıya sahiptirler, insanlarla ilişk... Devamı

Kitaplarım Kapak Yazıları

2014-05-27 02:55:00

Kendi Alın Yazını Kendin Yaz kitabının kapak Yazısı: Amacım kimseyi bir yöne kanalize etmek değildir. Kişinin kendini bulucu hamleler yapmasına ve yaşadığı toplumda, şahit olduğu davranışları tanımlamasına ve önlem almasına yardımcı olmaktır.  Yaşadığımız toplumun şartlarını iyi bilmek zorundayız, bu şartları sağlayan insanlar da var olan hâkim kişilik yapısını da, iyi bilmek zorundayız. Ciddiye almamak, önemsememek, yok saymak gibi düşünce sistemi ile hareket, sonuç getirmez. Ancak kendiniz çalar, kendiniz söylerseniz. Zaman değişir, şartlar değişmez.  Madde ve mevki olarak belli seviyelere geliyoruz ama halen engelliyiz, bir takım davranışlar şartlar ne olursa olsun, devam ediyor. En meşhurları ise ayak oyunları, kıskançlık ve şark kurnazlığı, biz nereye gidersek, bizimle, bizi terk etmiyorlar, neden?  Özellikle verdiğiniz sözde durmamak ya da tersini yapmak gelenekseldir. Yaratıcı ve kutsal kitabımız, her alanda sömürü aracı olarak kullanılıyor ama bizi özgürleştirmiyor, neden?  Sunduğum bilgilerin, hür iradenizle, yani hiçbir vesayetin, korkunun etkisi olmadan, sorgulanması ve gözlemlenmesi dileğiyle… Gibi Olmayın Kendinizi Oluşturun-Hür Olun kitabının kapak Yazısı: Birilerinin, “eğlenmek, geçimini” sağlamak, “güç” elde etmek ve “dikkat” çekmek için sunduğu, “öğretileri” kabul edecek kadar “basit” olmayın. Daima sorgulayın, gerçek nedir, yaşamda karşılığı var mı, araştırın. Kulağa hoş gelen, ön yargılarımıza uygun, bilgileri “öğreti” kabul etmenin bedeli zamanla ödenir.  “Gibi olmak” yerine, kendinizi oluşturun ve kimseyi, kendinizden üstün görüp, arkasından yürümeyin. Kimseyi, ke... Devamı

Kulak Şekillerine Göre Kişilik Özellikleri

2014-05-23 03:40:00

Başlarken: Kitaplarımda ilglenmenizi önerdiğim bilimdir, yararlanacağınızı umuyorum. & Fizyognomi (Vücut Okuma Sanatı) Kulak Şekillerine Göre Kişilik Özellikleri *Büyük ve kepçe kulaklar (Şekil 1, No.1) - Hilekar. *Yassı kulaklar (Şekil 1, No.2) - Tedbirli, soğukkanlı, iradeli. *Kulak memesi bükük ve belirgin olan büyük kulaklar (Şekil 1, No.3) - Müzik yeteneği *Yukarı kısmı keskin kulaklar (Şekil 1, No.4) - Akıllı, ılımlı, ölçülü Eğer kulağın dış cephesinin tüm öğeleri eşit şekilde gelişmişse bu kulaklara sahip kişilerin akli ve zeka yeteneği de iyi gelişmiştir. *Aşırı etli kulaklar - somurtkan, kaba. *Çok küçük kulaklar - duyarlı *Sert kulaklar - sağlığı yerinde *Dik kulaklar - hastalık *Dar ve uzun kulaklar - hasetçi, tamahkar. *Eğer kulak memesi oyuk şekilli ise - yetenekli *Dörtgen kulaklar - Metanetli, nezaketli, edepli *Tüylü kulaklar - muhakeme yeteneği güçlü; ayrıca, etli ise -hassas, duyarlı *Düzgün biçimli kulaklar mutlu çocukluğun belirtisidir. Biçimsiz ve solgun kulaklar ise bunun tersini gösterir. *Aşırı büyük ve aşırı küçük kulaklar kişilik yetersizliğidir. Kulakların yerleşimi: *Kulağın üst sınırı kaşlardan yukarıdaysa yüksek entelekt; kaşlarla göz arasındaysa orta üzeri entelekt, gözlerden aşağıdaysa düşük entelekt belirtisidir. *Kulak memesinin düzgün biçimli olmaması dengesiz kişilik anlamına gelmektedir. *Kulak memelerinin uzun olması kaygısızlık, az belirgin olması titizlik, çok büyükolması bilgelik belirtisidir. *Kulak memesinin hafiften ileri çıkması içtenlik, iç kulak kavsinin gerilmiş olması kendine hakim olabilme, iç kulak kavsinin... Devamı

Yeni bir akım: Salaktivizm

2014-05-19 17:03:00

Kafalarımızı açmamız lazım. Kendi kafamızdan başlayarak neyi niye yaptığımıza bakmamız lazım. Kendimizi enselememiz lazım. Çok fena yalana bulandık. Sevişeceğimize seksi görünmek istiyoruz. Okuyup idrak edeceğimize bilgili görünmeye çalışıyoruz. İyi insan olmayı değil, iyi bir insan görüntüsü vermeyi amaçlıyoruz. Görünmek istediğimiz şeyi ‘ol’mayı amaçlamadığımız için üzerimize giydiğimiz kostümü çıkarıp yatağa girdiğimizde kendimizle karşılaşıyoruz. Yatağı bir ayna olanlar endişeyle bakıyorlar kendilerine. Kiminin aynası bile yok; çıplaklığına bile örtü geçirmiş, çarşafın altında yatıyor. Hrant Dink katledilmişti. Bir tanıdıkla buluşmuştuk akşam yemeğinde. Bütün gün cenazeye, yürüyüşe ve bilumum nümayişe katılmıştı, bana onları anlattı. Sonra durdu ve bana dedi ki: “Neyi savunurdu, nasıl fikirleri vardı?” Ben afallamıştım ki bu kez, “İyi biriydi herhalde değil mi?” dedi. Nasılsa hiçbir fikri yoktu. Bunu anlayabilirdim. Ama hiçbir fikri olmaksızın bu törenlere katılması ilginçti doğrusu. Orada görünmenin iyi olması yetiyordu, orada olmanın anlamlarını kavramanınsa bir değeri yoktu anlaşılan. Zaten bu kalabalık sonraları Hrant Dink’e Hrant veya sevgili Hrant demeye de başladı. Her nasılsa artık bir politik duruş, bir insanî görüş de pazarlanabilir bir hale gelmişti. Teşvikiye Camii’nde böyle cenazeler olur. Ne ölenle, ne kendi ölümlülüğü ile herhangi bir bağ kurmayan; bir event’e katılırmışçasına gelenler vardır. Sosyal Sorumluluk Pazarı Oysa eylemlerimizin anlamı niyetlerimizle belirlenir. Yaptığımız şeyi niye yaptığımız o şeyin içinin ne ile dolu olduğunu belirler. Algıların gerçekliğin üstü... Devamı

Yalan Söyleme Hastalığı - Mitomani

2014-05-08 03:27:00

Hayatta hepimiz başımıza gelen doğal olaylardan dolayı zaman zaman yalan söylemek zorunda kalabiliyoruz. Peki yalan söylemek ne zaman patolojik boyuta ulaşır? Eğer kişi yalan üzerine yalanlar söylüyorsa, buna kendini ve etrafını da inandırıyorsa, kurduğu fantastik yalan dünyasında yaşamaya başladıysa kişi yalanda patolojik boyuta ulaşmış demektir. Yapılan araştırmalar günlük yaşantısında bir amacı olmayan gerçek dışı fikirlere ilgi duyan kişilerin bu hastalığa yakalanma riskinin çok daha fazla olduğunu söylüyor.  Mitomaniler Hayatı Nasıl Yaşar Mitomani hastalarının kendilerine ait bir hayat felsefeleri vardır. Yani bir anlamda kendi dünyalarında kendi belirledikleri kurallar çerçevesinde mutludurlar. Bu kişiler gerçek yaşantılarında kendilerini mutlu hissedemedikleri için hayaller üzerine kurulu bir dünyada yaşarlar. Hayaller üzerine kurulu bu dünyanın temelinde ise mutluluk ve sevgi dolu bir yaşam vardır. Evlilik hayatları ise yalanlar üzerine kuruludur. Çoğu zaman gitgide eşlerinin de yalan söylemeye başladığı görülür. Zaten o uyum süreci olmadan bu hastalarla birliktelik imkansız olduğundan yalan söylemeyi öğrenmeyen eş boşanma aşamasına gelir.  Mitomanili hasta yalan söylemenin boyutunu ne kadar arttırabilir? İşte tam bu noktada sağlıklı bireyin mantığı cidden duruyor. Basit yalanlardan fantastik dünyaya kadar uzanabiliyor. Otururken birden bire size dün bayıldım. Yere düştüm çenem kırıldı diyebilir. Oysa dün tüm gün sizin yanınızdadır. 9 aylık gebelik sürecini bitirmiş mitomani hasta kendisine doğum yaptığına inandırmaya çalışabilir. Başarılı olmayıp inanılmadığını görünce kendisine inanmayan kişilerle ilişkisini keser. Mitomani’nin görüldüğü kişilerde kişilik bozuklukları... Devamı

Mobbing Karşısında Çalışanların Hakları Nelerdir?

2014-04-24 17:52:00

İş hayatında sıklıkla duyduğumuz mobbing kavramını detaylarıyla ele aldık.Mobbing nedir? Mobbing’e uğrayanların hakları nelerdir ve mobbing yapıldığını nasıl kanıtlarsınız? Bu soruları cevapladık… Öncelikle, Mobbing Nedir? Basit anlatımıyla, "bir veya birkaç kişinin bir diğer kişiye uyguladığı, düşmanca ve ahlaka, etiğe aykırı yöntemlerle sistematiksel olarak yaptıkları psikolojik bir baskıdır" diyebiliriz. Dr. Heinz Leymann, 1980’li yıllarda mobbing terimini iş hayatındaki baskı, şiddet ve yıldırma hareketlerini tanımlamak için kullanmıştır. Leymann mobing uygulayan kişileri, aşırı kontrolcü, korkak, nevrotik ve iktidar açlığı olan kişiler olarak tanımlanıyor. Mobbing Durumu Nasıl Ortaya Çıkar? Mesleki yeterliliğin sorgulanması Kişiye güvenilmediğinin hissettirilmesi Kasten, verilen süre içinde bitirilemeyecek görevler verilmesi Kişiden bilgi saklanması Kişinin görmezden gelinmesi, gruptan izole edilmesi Yetkilerinin azaltılması gibi durumlar olabilir. Bunun dışında, kişi aniden yetersizmiş gibi gösterilebilir, daha önce sorun olmayan küçük hatalar çok büyük hatalarmış gibi gösterilebilir ve kişiyi utandırma eylemleri yapılabilir. Bu yapılan şeyler sadece işveren değil diğer çalışanlar tarafından da yapılabilir. Yani yöneticiler tarafından bazı çalışanlar mobbing uygulamak için azmettirilebilir. Özellikle, çalışanlar tarafından yapılan bu gibi şeyler için kişi kurumun yetkili kişilerine başvurduğunda, bu kişiler tarafından da olumsuz bir tavır alır ve başvurusu reddedilir. Sonuçta kişi istifa etmeye mecbur olur ve sanki bu kendi isteğiymiş gibi gösterilir. Mobbing’in Etkileri Mobbing, insanın mesleki bü... Devamı

Gibi Olmayın Kendinizi Oluşturun-Hür Olun

2014-01-18 03:50:00

21 Ocak Salı günüden itibaren internette satışta, şubat ilk haftası itibariyle ise D&R ve kitapçılarda olacak… İstanbul’da ikamet edenler Doğu Kitapevinden (dogukitabevi.com) ulaşabilirler… Adres: Cağaloğlu Yokuşu, Narlıbahçe Sokak, No: 6/2 Cağaloğlu / İstanbul Kitap Kapak Yazısı: Birilerinin, “eğlenmek, geçimini” sağlamak, “güç” elde etmek ve “dikkat” çekmek için sunduğu, “öğretileri” kabul edecek kadar “basit” olmayın. Daima sorgulayın, gerçek nedir, yaşamda karşılığı var mı, araştırın. Kulağa hoş gelen, ön yargılarımıza uygun, bilgileri “öğreti” kabul etmenin bedeli zamanla ödenir.  “Gibi olmak” yerine, kendinizi oluşturun ve kimseyi, kendinizden üstün görüp, arkasından yürümeyin. Kimseyi, kendinizden üstün görmeyin ki, “misyonunuzdan” kaçmanız için beyniniz bahane üretmesin. O da, sizin gibi insan, bundan dolayı, “…gibi düşünce ve inanç olmamalı,” Düşünceni ve inancını, hür iradenle belirlemelisin. İşte, bu sana aittir, aslında istenende budur. & Sahi, “sen ne istiyordun, sunulanlardan birini mi,” bunlar sana uygun muydu? Neden, seni sana bırakmıyorlar da, işgüzarlık yapıyorlar, hiç düşündün mü? Çünkü her şey senin sayende olacak! Senin sayende, egosunu tatmin edecek, senin sayende daha çok kazanacaklar, senin sayende güç olacaklar, senin sayende meydan okuyacaklar, senin sayende düzen kuracaklar ama, Sonuç, seni hiç ilgilendirmeyecek ve sana da uymayacak, emin ol! & Hür iradenle, hiçbir etki altında kalmadan, “seçim” yapmanın keyfini yaşadın mı?  …gibi olmay... Devamı