İnandırıcılığını Kaybeden, Saldırmak Zorunda

2016-01-19 17:48:00

Başlarken; “ego merkezli, ilkel kişiliğin” stresli olduğunda en meşhur savunma mekanizması zarar görmeyeceklerine emin olduklarına sistematik/planlı saldırıdır. & “Yalanizm” makalesinde iletişimde kişilik tipini ne kadar önemli olduğunu gördünüz. Türümüzün kişilik tipine bağlı olmak üzere yalanı ispatlanmıştır, ne yapacak? Tabi ki saldıracak, işte bunların politikası; & Türlerimizi mutlaka gözlemlemeniz gerekir, yüzü kızarmaz ve asla özeleştiri yapmaz! Tipik politikaları;  Daha fazla “yemin” etmek zorundalar, daha fazla “yaftalamak” zorundalar, daha fazla “bahane” bulmak zorundalar… Uyarı: “Kendi Alın Yazını Kendin Yaz” kitabında detaylı şekilde incelenmiştir. Satrançta kural vardır, maçı kaybedeceğini anlayan taraf, “intihar saldırısı yapar,” gerekli zamanı ve taşı eksiktir. Amaç bir anlık dalgınlığınızdan yararlanmaktır. Kişi kendini bilir, bunu asla unutmayın… & Hatırlatma: Şartları gereği asıl konuya girmezler. Habire saldırırlar, hatırlatırsanız ise, “bahane” üretirler. Bahaneleri de öyle “ahım şahım” değildir, sıradandır. & Not: Yaftalamak: Sen şusun, busun demek, tabi negatif anlamda… Uyarı: Her alanda uygulayın. & Yard Doç Dr Özcan Uzun’ın çalışmasını tablo olarak sunuyorum, amaç kişilik tiplerinin genel özelliklerinden kolayca kanaat oluşturabilmenizdir. İnsanın değişmeyeceğini bilgisini de eklediğiniz de, “cuk” oturur. Kişilik Tipleri:  A Kümesi (garip, eksanrik küme):Paranoid, Şizoid ve Şizotipal kişilik bozukluğu B Kümesi (Uyumsuz, dengesiz, tutarsız küme):Antisosyal, Borderline, Histrionik ve Narsisistik kişilik bozukluğu C ... Devamı

Bazıları Farklı Alkışlar

2016-01-14 18:54:00

Başlarken;“ne zaman fark edileceksiniz biliyor musunuz? Sadece güçlü olduğunuz da…” & Başarınızdan/ürettiğinizden rahatsız olanları rahat bırakın, onların alkışlama tekniği budur. Arkadaşının ürettiği şeylerde rahatsız olan, “rahatsızdır.” Kişi(ler) bunu belli eder.   & Yaşadığımız coğrafyada hakim olan ve kendini hiç, değersiz görmesini sağlayan kişilik yapısından kaynaklı, bir çok saldırıya maruz kalmanız doğaldır. (Uyarı: Bunu birinci kitap da nedenleri ile anlattım. Üretiyorsanız, çekeceğiniz çile var, demektir.) & Üretiyorsanız, farklıysanız,hiçbir şeye takılmadan ayakta durmak yeterli değil, “yürümeye” devam etmek zorundasınız. Bırakın onlar, kendi kuyularında çırpınsınlar.Siz sadece yürüyün… Zihninde cennetten bir köşe taşı ve ona sığın. (Ya, sende o kuyuda olsaydın!) & Unutmayın, tekamülümüz için ayakta durmak yetmez, “yürümek” şart yani gelişmek, değişmek ve sorgulamaktır…”Takılıyorsan, sorumlusu sensin!” Önerim: Bu coğrafyada yaşıyorsanız, buna alışacaksınız… Kendinizi boşuna üzmeyin! & Bu arada ya başarırsa diye de düşünmediklerini zannetmeyin…İlgisizliğin ilgisindedirler. Bu güçlü bir ilgidir… Hiç merak etmeyin takipdesiniz... & Yaptığınızı görmeyenlerin, görse de eleştirenlerin, yaptıklarınızın yarısını bile “yapamayanları” nasılda keyifle alkışladığını göreceksiniz…  Velhasıl “ötekini” alkışlamak hobimizdir. & Bir ihtimal daha var; "Kimse yaptığınızı görmeyecek! Size karşı kör ve sağır kesilecek." Ama Sadece güçlü olana kadar! Zekeri... Devamı

Kimse Sizi Özgürlükle Aldatmasın

2016-01-10 18:08:00

Başlarken; Özgürlük sadece ilizyondur, merak etmeyin kimsenin kimseye özgürlük vereceği yok, özgürlük artık aldatma aracıdır. Aidiyet, tarafgirlik hür olmak değildir, aksine kişiyi aline eder. Alinasyon insanın kendine yabacılaşmasıdır, kendi özünden uzaklaşmasıdır. Kendinden uzaklaşan insan “adil” olamaz. Adalet yüksek bilincin ötekine yansımasıdır, diğerlerinin de aynı hakka sahip olduğunun farkında olunmasıdır. Yüksek bilinç, evrensel sistemin “er-geç” mutlaka dengeyi sağlayacağının farkında olmaktır. ***Hür insan için kaybetme korkusu yoktur. Korku kültürü kurban bilinç yani alt bilinçtir. ***Kendinden uzaklaşmış, yani yabancılaşmış kişilik mutlaka bir tarafa yaslanma gereği duyar. Sonra da hür’üm der. Ben buna “özgürlükle aldatma” diyorum. ***Bir tarafa yaslanmadan, tarafgirlik yapmadan, kimsenin arkasından koşmadan da yaşamak mümkündür, bir de bunu deneyin. Diyorum ki; “kafanıza göre takılın…”   Soru; “kullanılmanın, kullanmanın adı ne zamandan beri özgürlük?” & Yeni Sektör: “Zevkperest Yavşaklığı” nasıl? Zevkperest metinlere dikkat etmelisiniz. Bu tür metinler “özgüveni eksik” olanlar için tamamen tuzaktır. Zevkperest öğretiler sizi yok etmek üzere dizayn edilir. Sonra yeni kişilik yükleyecekler, sadece tüketeceksiniz ve hiçbir değeriniz olmayacak! & Bir şey dikkatinizi çekmeli, o da şudur; Normal kişiliğe, zevkperest metinler basit anlamsız ve yalın gelir. İşte bu tür metinlere hayranlıklarını sunan kişilikler, hangi dine ait olduğu önemli olmamak koşulu ile, azcık dini terminoloji görseler, hemen tepki g&ou... Devamı

“Cicili Bicili” Öğretiler

2016-01-07 18:29:00

Başlarken; insan doğası, kendini feda etmek üzerine dizayn edilmemiştir. Bu demektir; “kişinin nedeni ne olursa olsun, kendini feda etme yetkisi yoktur.” Zaten, “doğasına uygun yaşamayan, nasıl mutlu olabilir ki?” Genelde sunulanlar feda öğretisidir, kimsenin buna hakkı yoktur. & Zeka seviyesi tartışmaya bile değmeyen “paket programlarla” yıllarca bilinçaltında biriktirdiğiniz virüsleri yok edemezsiniz. Kendinizi yolunacak “kaz” konumuna indirgemeyin. ***Ne mucizevî bitkisel ilaç, ne de uygulama yoktur, olamaz. & Biliyorsunuz, “cici” ifadesi çocuklar içindir. Cici kıyafetlerini giyerler ve cici olurlar.   İşte bu zeka seviyesine uygun öğreti, söylem ve metinler hazırlanır. Ciciler bunları sorgulamazlar. Cicilerin sorgulaması için, “cici geyiklerini” sunanların “sorgulayın demesi” gerekiyor. Bu ifadeyi de “cici cici” söylemesi gerekir. Öyle damdan düşer gibi değil! Malum çocukların korkutulmaması gerekir. Gazistanda kural budur, ya gördünüz mü, gazistanın kuralları da varmış :) Bu söylem, öğreti ve metinler popülerdir. Popülerite ise en büyük silahlarıdır. & *İkna etmek için “bilimsel, yapılan araştırmalarda, psikolojide kuraldır” gibi ifadeler kullanılır, tabi popüler isimleri de kullanmayı ihmal etmezler. Bu kadar basit kavramlar için hem de… Fakat örnekledikleri bilginin, ilgili bilimsel literatürde adı bile geçmez. Zaten kendileri de o bilime hakim değillerdir, temel teknik terimlerini bile size basitçe izah edemezler. & Şansızlar ama çok tatlılar. Cici öğretiler, yıllarca “psikiyatr-psikol... Devamı

Basında Zekeriya Beşirli Kitapları

2015-12-29 00:25:00

Beşirli kitabında; “bizi alın, okuyun, değişeceksiniz” gibi bir yalanı yok. Haberin içeriğinden… Kitapta bireysel yaşamı zorlaştıran unsurlar bir bir tespit edilerek bunlarla nasıl başa çıkılabileceği ve çözülebileceği, kişilik tipleri, kişilik bozuklukları, küresel sistem ve küresel sistemin bireysel yaşam üzerindeki yadsınamaz etkisi, dinleri yaşama anlayışındaki yanlışlıklardan doğan bir takım sorunlar ve gerçek dinin hoşgörü ve barış içerdiği, ideolojiler ve dahası yer alıyor. Bilginin önemi ve kendini aşağılık görme gibi konulara da değinilen “Kendi Alın Yazını Kendin Yaz” kitabında, birçok öğreti de gözden geçiriliyor. Beşirli’nin kitabı tür olarak her ne kadar kişisel gelişim türüne girse de ezberleri bozan bir kitap. Çünkü bu kitapta kişisel gelişim olarak sunulan öğretilerin yanlışlığı da bir bir çökertilirken diğer yandan sıradan kişisel gelişim kitaplarının; “bizi alın, okuyun, değişeceksiniz” gibi bir yalanı yok. Aksine; siz değişmeyi istemedikçe hiçbir şeyin sizi hiçbir şekilde değiştiremeyeceğini, üç beş makale okuyup değişimin olamayacağını ve asıl değişimin nasıl gerçekleşeceğinin en sağlam ipuçları veriliyor. Haberin tamamını okumak için: http://www.sosyalmedyahaber.com/2013/04/02/sosyal-medyadan-kitap-raflarina/ Haber linki: http://www.kizlarsoruyor.com/kisilik-karakter/q880118-ozguven-icin-kitap-onerisi Danışman Zekeriya BEŞİRLİ hakkında Uludağ Sözlük yazarlarının değerli yorumlarından... Kendilerine değerli fikirleri için teşekkür ediyoruz. Çalışmalarını kitap olarak derleyen ve son dönemde kendi alanında yazmış olduğu kitap ile dikkat çeken yazardır. Kitabının adı “... Devamı

Zekeriya Beşirli ile Röportaj

2015-12-25 00:03:00

Zekeriya Beşirli ve Çalışmaları Üzerine Yaptığımız Söyleşi... Zekeriya Beşirli tüm bilindikleri bozan, klişeleri alt üst eden yazılarını önce blog sayfasında yazdı, ardından Facebook'ta Twitter'da paylaştı. Şimdi ise iki kitap çıkartmış bir yazar. Kitaplarının birinin adı "Kendi Alın Yazını Kendin Yaz", diğerinin adı ise "Gibi Olmayın Kendinizi Oluşturun"... Üstelik şimdi bir de yeni kitaplarının hazırlığını sona erdiriyor. İşte ezberleri bozan yazarla, keyifli söyleşimiz. Merhabalar Zekeriya bey… Öncelikle sizleri tanımak isteriz. Kimdir Zekeriya Beşirli? Nerelidir, nerede yaşar, ne mezunudur, ne yapar? Giresun’un, Espiye ilçesi, Cibril mahallesi, orman köy mevkiinde dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimim Cibril Mahallesi ilkokulunda, Espiye’de ve Ankara’da tamamladım. Akdeniz Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği bölümü mezunuyum, Ziraat Mühendisiyim. Bilgisayar yazılımı, eğitmenliği, danışmanlık yaptım ve halen de yapmaktayım. Çeşitli okullarda bilgisayar işletmenliği öğreticiliği yaptım, özel matematik dersi verdim. Psikolojiye ve kişisel gelişime olan ilginiz ve merakınız nasıl geliyor? Bilgilerinizi kitaplaştıracak bu seviyeye nasıl ulaştınız? Lise yıllarında başladı ve özellikle öğretmenlik yaparken, iş hayatında insan davranışlarını kendinize açıklayamadığınız, bu nasıl olur ya, dediğiniz muamelelere maruz kalırsınız, işte bu durumda psikoloji teknik bilgisine daha çok ihtiyacınız olduğunu görürsünüz, sinirinizi bozmaktansa, nedenini bilirsiniz ve ona göre zihniniz rahat olur ve tabi ki de, merak. Aslında insan farkında değildir ama önce kendini merak eder sonra diğerlerini… Kesinlikle…     "... Devamı

Özgüven Üzerine

2015-12-23 06:07:00

Özgüveni size, ne güzelliğiniz, ne yakışıklılığınız, ne madde, ne statü, ne yoga öğretileri, ne meditasyon öğretileri, ne kişisel gelişim diye satılan gazlayıcı öğretiler, ne dinsel ne de ideolojik vesayetlerin (-cı, -ci, -ist, -izm, -cılık,  -culuk) öğretileri yani kendinizi ait olarak gördüğünüz topluluk, ne öteki ile özdeşleşme, aynileşme veremez! Kısaca sen hariç öteki(ler) veremeyecektir, veremez! Özgüven sorununu çözmüş olanlar, hiç kimsenin ardından yürümez, kimsenin gazına ihtiyaç duymaz, kimsenin onayına ihtiyaç duymaz, maymunluk yapmaz! Kısaca kendisi ile sorunun çözmüştür. Uyarı: Bina dış görünüşü ile değil iç yapısı (ki bu yapı matematikseldir) ile ‘depreme’ dayanıklıdır. Hatırlatma: Kitaplarımda teknik altyapısını net göreceğiniz bilgidir. Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz... Devamı

Uzağa bakın, Yakına değil:

2015-08-06 18:39:00

Başlarken: Çevrenizde insan varsa, dünyanın en şanlı insanısınız, bunu asla unutmayın. & Şöyle düşünün; kuyuya düştünüz, kuyunun başında birçok insan size bakıyor. Yaptıkları tek şey sizin o kuyudan nasıl çıkacağınızı merak etmek… Bir tanesinin aklına kuyuya ip uzatmak gelmez mi, acaba? Bilmem anlatabiliyor muyum? & Yüce yaratıcı diyor ki; “Hiç ummadığınız yerden rızıklandırırım… (Talak3)” Hayata dair beklentiniz çok uzaktan gelecektir. Sadece sabırla (çalışmalarınıza devam etmek, sabır durmak değildir,) bekleyiniz… Uzaklara bakın, başka yere bakmayın… Unutmayın; “çevrenizdekilerde” uzağa bakıyor… Hatırlatma: Gözlerimiz sadece 'uzagi/güçlüyü' görüyor... Bu kültürel kodlama ile ilgilidir... Bizden öncekilerde böyle davrandı. & “Ellerimiz hep ötekileri alkışlamaktan yorulmadı, hem de yıllardır.” Değişmiyorsak, bizden öncekiler gibi davranıyorsak ve bu konuda da ısrarlıysak, şartlarımız nasıl değişir ki?  ***Bu kuralı yıllardır değiştiremedik… Fakat aynı davranışı “insanımıza” layık görmüyoruz, sorgulanmalıdır. Hatırlatma: Üzgünüm ama bu kadarla kalmıyor, “maharet” zannediliyor. Neden? &  “İdealinizi” gerçekleştirmenize yardımcı olacaklar “çok uzaktadır,” sadece karşılaşmadınız.  Çalışmalarınıza devam ediniz… Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz... ... Devamı

Psikoz Nedir?

2015-08-03 19:39:00

Bazı ruhsal belirtiler bir arada görüldüğünde duruma psikoz nitelemesi yapılır. Özellikle gerçeği değerlendirmenin bozulması, gerçekle hayal dünyasının birbirine girmesi psikozun en önemli ayırt edici özelliğidir. Psikoz belirtileri yaşayan kişiler gerçeklerden koptukları için genellikle hasta olduklarının farkına varmazlar. Kendine özgü bir hayal dünyası içinde yaşarlar. Çoğu zaman psikoz ve şizofreni halk arasında birbiri yerine kullanılır ancak psikoz kavramı şizofreninin de içerisinde olduğu bir grup ruhsal bozukluğun yarattığı gerçeklerden kopuk, kaotik, kendine özgü ortak ruhsal durumu tanımlar. Bu ruhsal durum şizofreninin yanı sıra, bipolar bozuklukta, psikotik depresyonda, paranoid (sanrılı) bozuklukta  ve başka bazı hastalıklarda da izlenebilir. Bu anlamda psikoz bir ruh hali veya küme bozukluk olarak bu hastalıkların tümünü kapsar.  İnsanlar, belirtiler kişiden kişiye değiştiği için, psikozu farklı şekillerde yaşayabilir. Psikozun erken uyarı işaretleri şunlardır: Uyku düzenlerinde değişiklikler. İştah değişiklikleri. Toplumsal yaşamdan geri çekilme. Kişisel temizlik ve bakımda kötüleşme. Hergünkü rutinlerden uzaklaşma Dikkat dağınıklığı, dalgınlık Anlam verilemeyen hareketlilik veya durağanlık İlişki kurma biçiminde değişiklikler Huy değişiklikleri Psikoz belirtileri yaşayan bir kişide genellikle kişisel, toplumsal ve mesleki sorunlar ortaya çıkmıştır. Daha ileri belirtiler şunlardır: Sanrılar ve varsanılar en önemli psikotik belirtilerdendir. Varsanılar var olmayan şeyleri görmek, duymak, hissetmek, tatmak veya koklamaktır. Örneğin kişi, “kafasının içinde sesler duyabilir” veya “derisinin altında ilerleyen bir şey” gibi, var olmayan şeyleri g&oum... Devamı

Azalmış Cinsellik ve Cinsel Tiksinti

2015-07-27 22:29:00

Cinsel isteği oluşturan biyopsikolojik süreçler tam olarak bilinmemektedir. Cinsel istek temel bir güdü olup beynin derinlikleri tarafından yönlendirilir. Hayvanlarda cinsel arzu, yumurtlama dönemi ile sınırlı iken insanda daha karmaşık özellik gösterir. Yapılan bilimsel çalışmalar cinsel isteğin östrejen progesterondan daha çok testesteron tarafından belirlendiğini göstermektedir. Bu kadın içinde geçerlidir. Cinsel isteği genel olarak uyaran oluşumlar nelerdir?  Rahat güvenilir bir ortam, çekici eş, duygusal ortam, hoş bir müzik, fiziksel temas kadında cinselliği tetikler.  Cinsel arzuyu genel olarak bastıran durumlar nelerdir?  İlişki çatışmaları, ekonomik güçlükler, yaşam zorlukları, çocuk sahibi olma, annelik duygusunun fazlalığı, kayıplar ve psikolojik travmalar.  İnsan diğer varlıklardan farklı olarak cinsel isteğini erteleyebilme özelliğine de sahiptir.  Cinsel davranış denildiğinde cinsel birleşme (coitus) sıklığı, cinsel düşünce ve fanteziler, orgazm (doruk, doyum) ile sonlanan cinsel etkinlik sayıları ile birlikte kişinin subjektif olarak hissettiği ilgi ve istek temel alınır.  Cinsel istek azlığının görülme oranı nedir?  Azalmış cinsel istek bozukluğu hem ülkemizde hem de batıda kadınlarda erkeklerden iki misli daha fazla görülmektedir. Batı toplumlarında yapılan çalışmalarda kliniğe başvuran kadınların % 30-40 ' unda cinsel istek azlığına rastlanmıştır.  Orgazm olmadığı halde orgazm taklidi yapan kadın sayısı % 60 civarındadır. Çoğu genellikle kendi istekleri ile cinselliği başlatmazlar. Kadınlar cinselliği bozmamak için görev gibi cinselliğe uyum sağlamaya çalışırlar. Hayat kadınlarının cinsel davranışı, ayartıcı, baştan çıkarıcı, ateşli bir şekilde göstermeler... Devamı

Entelektüel Dilencilik

2015-07-07 00:08:00

Size yeni bir kavramdan bahsedeceğim, adını “entelektüel dilencilik” verdim. Masa başında hiçbir araştırmaya gerek duymadan istediğinizi yazarsınız, tabi ajitasyonsuz olmaz, ortaya koyduğunuz saçmalıklara “popüler isim” vererek, piyasaya sürersiniz. Saçmalığınız fazla beğeni ve paylaşım alacağına inanılırsa “postacılar” gereğini yapar. & Amaç polüleriteyi kullananı, kullanarak entel mesajı vermektir. Yani popüleriteden, polülerite elde etmektir. & Kitap okunma oranı çok düşük diyorlar, bende onlara şu cevabı veriyorum; “sosyal medyaya bakın, nedenini anlarsınız…” & Ajitasyonu azcık açalım, bir şekilde duyguyu harekete geçirici, söylem, resim ve video olabilir. Kabul edelim duygusalız, bu da bizi harekete geçirmeye yetiyor. İstedikleri tamda budur, yani hemen tepkinizi göstermenizdir. Hemen harekete geçmeniz demek, sorulamamanız, araştırmamanız demektir. Nasılsa “popüler isim söyledi…” Sizler popüler isimlerden daha iyi mi, bileceksiniz(!?) Bu da hata yapma oranını yükseltir. Fakat anlamakta zorlandığım şudur; “Bu kadar duygusal insanlarız, söz konusu madde olunca ne kadar duygusuz (katı) olabiliyoruz, hayret ediyorum…” & Şurası kesinki sosyal medyada dolaşıma çıkan bilgilerin doğruluğundan ziyada esas olan ne kadar beğeni alacağıdır. Sonra “sürü psikolojinden” bahsediyorlar, “komik…” & Hatırlatma: Kitaplarımda entelektüel kazıkçılardan, entelektüel zamparalardan, kazık yeme sanatından, popüler isim vesayetinden ve maymunizmden bahsettim. “Entelektüel dilencilik” ise yeni tanıştığımız kavram haline geliyor. & İkna etmek için dolaştırılan birçok res... Devamı

Kelime ve Kavram Tüccarlığı Üzerine

2015-07-04 23:30:00

Duygunuzu harekete geçirmek konusunda ustalar, bunu kabul edelim. İyi döktürürler, ama ortaya koydukları hiçbir şey, hiçbir şeydir. & Para ve borsanın ciddiye almadığı hiçbir şeyi ciddiye almayın…  Para politikası kelime ve kavram tüccarlarına göre belirlenmez!  & İdeolojik ve dinsel söylemlerle sorun çözemezsiniz, kimsenin de karnını doyuramazsınız. Onların yaptığı tek şey sizi “armut” yerine koymaktır.   Bunları kelime ve kavram ekonomisi olarak düşünün, sadece satanın sorununu çözer. Görüntüde birbirini beğenmeseler de insan için, toplum için anlamı olmayan kavramları sunmaları, aynı mentaliteye sahip olduklarının ispatıdır. Gerekçesi ne olursa olsun,  en iyi ajitasyon yapan, ileri düzey … dır. “Para ve borsa” onları ciddiye alıyor mu? Para ve borsanın ciddiye almadığını, ciddiye almayın… & Sektörel ekonomiden yararlanmak için; “bir tarafa yaslanmak şart!“ & Hatırlatma: İnsanları “bilinçlendirmek” gibi daha zekice kavramlarla uğraşmalıyız, ölmemeyi ve öldürmemeyi öğretmeliyiz. İşimiz insanı yaşatmak olmalıdır, hem de “hür” olarak(!?) Tamamlayıcı makalemdir.  http://kisiselbutunluk.blogcu.com/biz-siz-ve-onlar/19969109 Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz...   ... Devamı

Birde Bunu Deneyin

2015-06-28 16:35:00

İnsanın kurtuluşu için ‘isimleri karizmatik, içerikleri sevimli’ birçok öğreti olmasına rağmen, insan kurtulamadı…  Bunu ölçmek için Antideprasan kullanım oranına bakınız! Kitaplarımda birçok öğreti gözden geçirilmiştir, bu öğretilerin ne kadar çocukça olduğunu göreceksiniz. Zaten sunulanları azcık sorgularsanız, siz de fark edeceksiniz, emin olun Uyanıkların “özgüven eksikliğinizi”  kişisel kazanca dönüştürmesine izin vermeyin. Sorununuz siz çözeceksiniz, bu bilinç seviyesine ulaşmak zorundasınız… Kitap haber için linki tıklayınız… http://kisiselbutunluk.blogcu.com/basinda-zekeriya-besirli-kitaplari/20305047   Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz...   Devamı

Ramazan Kuran Ayı mı, Rant Ayı mı?

2015-06-16 02:07:00

Emekçi arkadaşların ramazanı mübarek olsun… & Ülkemiz de Müslüman’ın, Müslüman’a yaptığını göremeyenler. Başka memleketlerde yapılanları gözümüze sokmasınlar. Hiç inandırıcı değilsiniz… & Ramazan geliyor, nerede kan emici, sömürücü varsa sosyal medya da ayet, hadis yayınlayacak ibretle bakacağız. Nasılsa ayet, hadis yayınlamak bedava… Sonra ise sadaka ajitasyonları için hazırlanan resim ve videolar devreye konulacak, bildiğiniz gibi her ramazan malumunuzdur. & Önerim: Eğer birilerine yardım edecekseniz, mutlaka tanıdığınız bildiğiniz insanlar olsun. Lütfen onurunu incitmeden paylaşınız. Kurumsal dilencilere para kaptırmayın. & Bakın insanımızın haline, çalışan yardıma muhtaç, dikkat edin “çalışan yardıma muhtaç…” Bu ne anlama geliyor; “Müslüman, Müslüman’ı sömürüyor…“ Çalışana geçineceği ücreti vermeyenler ki, ne yaptıklarının farkındalar, sonraki politikaları ise kelime ve kavram esnaflığı… & Tv’lere hocalar çıkacak, vaaz edecekler ama kimseyi rahatsız etmeye cesaret edemeyecekler, geleneksel dinsel anlatımlara devam edecekler. Bir yerde haklılar, malum reyting meselesi… Not: Geleneksel dinsel anlayış hiçbir sorunu çözmüyor ki… & Hani din kardeşliği? Hani kul hakkı? & Önerim: Kendinize bir şans verin, bu ramazan ayında Kuran-ı Kerimin mealini okuyunuz, bakın Kuran nelerden bahsediyor, onlar nelerden bahsediyor. Önerim süreleri ya nüzul (iniş sırasına) göre ya da normal Kuranın sonundan başlayarak okumanızdır. Göreceksiniz ki, “kimsenin arkasından koşmanıza gerek yok, Kuran insana kimsenin vermediği özgürlüğ&... Devamı

Haram lokma, Helal lokma Mesneviden…

2015-06-13 00:06:00

İnsanın ruhunu emziren iki ana vardır: Melek ve şeytan… Elbette meleğin de şeytanın da sütü olmaz. Bundan maksat onların vasfına uygun olan sıfatlardır ve mecazidir. Melek kimin ruhunu emzirirse o helâl kazanca ulaşır. Şehvet ve gazap gibi hayvanî kuvvetleri takviye eden gıdayı emziren de şeytandır. Gazap geldiğinde mümin insanın aklının üçte ikisi gider. Gıdası haram olanın ameli çirkin olur. Kimin ruhunu da melek emzirir ve kalbine yoldaş olursa o kimse ibadet ve taata ulaşır halim-selim olur adeta melekleşir. Şeytan kimi emzirirse isyana harama günaha şehvet ve gazaba haram lokmaya doğru meyleder. Şunu unutmamalıdır ki bir kimse nefsanî hazlara kapılarak isyan ve günahtan hoşlanıyorsa kendinde olumsuz değişiklikler görüyorsa bedenine haramı katıp katmadığını araştırmalıdır. Haram lokma yendiği dakikada melek ilhamını keser. Rahmanî feyz ve bereket kalbe inmez. Böylece o kimsenin sıfatı değişir. Onun için talebe, öğrenciliğin yüzde doksanı helâl lokmadır. Yüzde onu da gayrettir. İbadet ve taatin gücü helâl lokmadadır. Namazlara kalkamıyorsan zikirlerden lezzet alamıyorsan Allah adamları ile ülfet ve sohbetten hoşlanmıyorsan karnındaki haram lokmaya dikkat et! Sarhoş adam namazda da sallanır Kur’an okurken de sallanır. Oruç tutsa ertesi günkü orucunda sarhoşluk devam eder. Haram lokma yiyenin sarhoşluğu tövbe de etse kırk gün sürer. İlim hikmet aşk ve merhamet helâl lokmadan gazap şehvet dert ve bela haram lokmadan meydana gelir. Bilinmez mi ki buğday ekilen yerden arpa bitmez. Arpa ekilen yerden de buğday bitmez. Buğday insan arpa hayvan gıdasıdır. Sen buğday cinsinden ye. Yani insana helâl olana dikkat et. İnsanı ilâhi emirlerin dışına çıkaracak çirkin işlere girme. Helal lokma tohum gibidir. Meyvesi güzel fikir tefekk... Devamı

Ötekinden Beklentinizi Sıfırlayın

2015-05-04 22:15:00

Bu tür yazıları tek taraflı ajitasyon üzerine kurmak gerekir. Neden mi? Fazla pirim yapar, buna “yazar esnaflığı” denir. İnsanımız rahatsız edilmekten hoşlanmaz, bundan dolayı bakışınız daima tek taraflı ve kulağa uygun olmalıdır. & Yazar esnafının hedefi vardır, ya din ekonomisinden yaralanacak, ya da ideoloji ekonomisinden yararlanacak! Hedef kitlesi belli bundan dolayı sizi tek taraflı yönlendirmek zorunda… & Ötekinden beklentinizi “minimize” ediniz, hatta sıfırlayınız… & Siyaset; Bizim coğrafya doğu (şark) kültürüdür, şark kültüründe halk “Devlet = Tanrı” denklemine göre davranır, her şeyi devletten bekler, devlet yapacaktır, bu “özgüven” eksikliğindendir. Özgüven eksikliği varsa; Korku kültürü kaçınılmazdır, Patron, işinize son vermekle korkutur. Din adamı, cehennemle korkutur. Siyasetçi, referans aldığı ideolojiye uygun korku (yoksulluk, vatan elden gider, iman elden gider, rejim gider, vb…)politikası uygular. & Özgüven eksikliği varsa; Olmazsa olmaz, ötekine bağımlı olmak eğilimi… Olmazsa olmaz, kurtarıcı beklentisi… Kaçınılmaz sondur. & Genel parametreler göz önüne alındığında; 7’den 77’ye toplumun tüm kesimi devletten bekler, yani en zengini de en fakiri de… Hatırlatma: Gerek ücret politikası gerekse çalıştırma şartlarından kaynaklı halk, özel sektörden umudu yok, bu şu demektir; “halkın seçeneği yok…” & Mevcut şartlar özel sektör için fırsat olmuştur.  Bu durum, siyasetçinin popüleritesini artırmıştır, siyasetçiyi güçlü kılmıştır. Buna karşılık siyasetçi hi&ccedi... Devamı

Depresyona karşı, farkındalık!

2015-04-28 03:14:00

“Bilgi şifadır…” Kitaplarımda ısrarla önerdiğim yöntem, aynı anlayış ve kavrayışla farklı sonuç beklememeliyiz, evrensel sistem değişim, dönüşüm ve yenilenme üzerine kurgulanmışsa, bizde değişmeliyiz, dönüşmeliyiz, tekrar patinajdır, boşuna enerji kaybıdır. & Haberin içeriğine göz atınız… Depresyona karşı, farkındalık! Depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlar tarihe karışacak. Yapılan bir araştırma farkındalık terapisinin depresyona iyi geldiğini ve birçok hastanın ilaç kullanmayı bıraktığını ortaya koydu. Çağın hastalıklarından biri olan depresyona karşı, yeni bir yöntem devreye girdi. Lancet dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, mindfulness ya da farkındalık terapisi adı verilen yöntem ile birçok kişinin depresyon ilaçlarını bırıktığı gözlendi.  Birçok kişi ilaç kullanmayı bıraktı  Yapılan araştırmada depresyonun tekrarlaması olasılığı bulunan 212 kişiye farkındalık temelli bilişsel terapi uygulanırken, aldıkları antidepresan dozu azaltıldı. Bu kişilerin durumları iki yıl boyunca, ilaç alan bir başka grupla karşılaştırıldı. İki yılın sonunda her iki gruptan da yaklaşık aynı oranda kişinin tekrar depresyona sürüklendiği görüldü. BBC Türkçe’nin haberine göre, farkındalık tedavisi alan birçok kişinin ise antidepresanları bıraktığı gözlendi.  Aşırı depreşip vakalarda tercih edilmiyor Araştırmacılar, bu bulguların, uzun süre ilaç kullanamayan ya da kullanmak istemeyenler için iyi bir alternatife işaret ettiğini belirtiyor. Ancak tedavinin her tür depresyona iyi gelmeyeceği, özellikle de intihara yatkın aşırı depresyon vakalarında antidepresanların tercih edilmesi gerektiğine de dikkat çekiliyor. İngiltere’de denenmeye başladı  ... Devamı

Beyin Manipülasyonu

2015-04-02 01:20:00

Beyin manipülasyonu nedir? Beyin manipülasyonunda amaç beyinin normal çalışmasını engellemektir, beyni kontrol etmektir ve hedef doğrultusunda kullanmaktır. Nasıl yapılır? Beyin yıkama operasyonunu(hipnoz, beyin programlama) Elektromanyetik yöntem ve Psikolojik ilaçlar da kullanılır.  & Ne demek istiyorum? Modern insan, ölümün hayalini etmekten bile hoşlanmazken, bizim dışarıdan gözlemimizle öleceği ve ya tutuklanacağı kesin olan bir faaliyette bulunan insanın “zihin yapısı” normal olabilir mi? Siz bu zihin yapısına anlama veremezsiniz! & Beyin manipülasyonun da beyin yıkama operasyonunun en meşhuru “hedonist” öğretilerdir. Sizi Tanrılaştıran öğretilere lütfen dikkat ediniz… Kullandıkları tek argüman “özgüven” eksikliğinizdir. Kendinize dikkat ediniz.  & Manipüle edilmiş beyini nasıl anlarsınız? Net bildiğiniz çok basit kavramları anlatma imkanınız olmayanlar vardır. Net bildiğiniz ve hiçbir işe yaramadığına emin olduğunuz kavramları anlatamadıklarınız vardır. İşte bu türler bir şeye inandırılır, bu öyle bildik inanmak değildir, çok çok başka bir şeydir, ne yaparsanız yapın hiçbir şey anlatamazsınız, görüntüleseniz bile vazgeçiremezsiniz, sadece kendinizi yorarsınız. Sanki obsesif (takıntılı) kişilik gibidirler. & İnsanların nelerini kullanırlar? İnsanların iç boşluğunu (mutsuzluk, bunalım, ne yapacaklarını bilememek), imkansızlığını (özellikle maddi) ve kahraman olma isteklerini itina ile kullanırlar. Uyarı: Kitaplarımda nedenleri ile bilgilerin teknik alt yapısını oluşturdum. Unutmadan gelecekte “tavistock” çok meşhur olacak! & Bu türler “dini ve ideolojik referanslı vesayetler” olarak h... Devamı

Özgüven Eksikliğinin 7 Tane Belirtisi

2015-03-24 09:30:00

1. Eleştiriye karşı alıngan olmak Aşağılık duygusuna kapılan insanlar hata yaptıklarını bilseler de diğer insanların bunu vurgulamaları hoşlarına gitmez. Ne kadar yapıcı ya da naif olursa olsun her eleştiriyi kişisel bir saldırı olarak algılarlar. 2. Özgüvene uygunsuz cevap verme Bu iki şekilde olur. Bazı insanlar kendileri hakkında iyi şeyler duymak için can atarlar ve sürekli iltifat edilmesinden hoşlanırlar. Diğer davranış biçimi ise tam tersidir. Özgüven eksikliği çeken bir grup insan ise kendileri hakkında pozitif bir şey duymak istemezler çünkü kendi hissettikleriyle çelişirler. 3. Aşırı eleştirel yaklaşım Kendilerini iyi hissetmeyen kişiler başkaları hakkında iyi şeyler düşünmezler. İnsanların kusur ve hatalarını ararlar. Böylece kendilerinin çok kötü olmadığını kanıtlamaya çalışırlar. Bu insanlar çevredeki en akıllı, çekici, başarılı insan olmadıkları zaman akıllı, çekici, başarılı hissetmezler. 4. Suçlama eğilimi Bazı insanlar aşağılık hissetmenin acısından kurtulmak için kendi güçsüzlüklerini diğer insanlara yüklemeye çalışırlar. Bu noktada kendi hataları için başkalarını suçlarlar. 5. İşkence isteği Özgüvensizlik doruk noktasındayken başkasına zarar vermeye kadar varabilir. Başkalarını suçlama davranışı kontrol edilemez bir duruma ulaşabilir. 6. Rekabetle ilgili negatif hisler Aşağılık kompleksi olan insanlar da herkes gibi bir oyunu ya da yarışmayı kazanmak ister ama böyle durumlardan kaçınırlar çünkü kazanamayacaklarını düşünürler. Birinci gelememe korkusu tamamen başarısız oldukları korkusuna kapılmalarına neden olur. 7. Yalnızlık ve çekingenlik eğilimi Aşağılık duygusu olan insanlar diğer insanlar kadar zeki ve ilginç olmadıklarını düşü... Devamı

Ezbercilerle Sorun Çözülmez

2015-02-22 17:48:00

Ezberciler, sorunu tanımlayamazlar, bu da asla anlamadıkarının ispatıdır. Büyük sorunları sadece “isim yaptıkları öğretilerle” açıklamaya çalışarak, kendi reklamını yaparlar. Bilimsel tekniklerden zaman geçse de yararlanmak istemezler. & “Gayri insanı” davranışlarda din adamlarının söylemlerini ciddiye alınamaz. Bu prensip haline getirilmelidir. Genel prensiptir; 'Din adamlarının söylemleri sorun çozemez!' Din adamları halden anlamazlar ve sadece ezberlerini tekrar ederler. Kişilik tipinden kaynaklı işlenen adi suçlar, ‘kısasa karşı kısas’ ile izah edilemez. İğrençlikler şahsina munhasır değerlendirilmeli ve çözüm ise zamanın şartlarına esas alınarak hukukta aranmalıdır. & Anti-sosyal kisilik tipine sahip birinin yaptığının karşılıgi olarak bir masuma nasıl kıyılır. Bu kişiliğe sahip biri daima aynı davranacak!  Kişilik bozukluğuna sahip insanların yaptıklarını, dinle ideoloji ile izah etmek ve çözüm aramak yanliştir. & İnsan haklarını her alanda garanti altına almayı hedefleyen Kuran, masumun cezalandırılmasını nasil emreder, olabilir mi? Aklınız bunu kabul ediyor mu? Aklı kullanmazsaniz, ancak bu durumu kabullenır. İste bu din adamlarının tam olarak istedigi insan tipidir. & Adi suçların çözümünü, dinsel ve ideolojik öğretilerde aramak yanlış tekniktir. Lütfen toplumu iyi analiz edin!.. Bu öğretiler, sadece “anormal şartlarda” değil, normal şartlar altında da çözüm sunamaz. Her hangi bir olay üzerine özellikle din adamlarının söylemleri ciddiye alınmamalıdır, bu söylemler dedikodudan öte gitmez. Unutulmaması gereken unsur şudur;”gayri insanı davranış” sergileyenlerin ne dini, ne de ideolojisi olamaz, yaptıkları ise bağ... Devamı

Gayri İnsanı Davranışın Anatomisi

2015-02-16 23:02:00

0-7 yaşta kişilik %70 oranında ve 0-12 yaşta ise kişilik %100 tamamlanmıştır. Normal şartlar altında büyümüş birisi ne anatomik, ne mobbing ve ne de duygusal şiddet uygulayamazlar. İnsan fıtratında bu yoktur. & Gerçekçi olalım, toplumumuzda her alanda bu tür davranışların görülme oranı çok yüksek, fakat okuma oranımız çok düşük olduğu için maruz kaldığı davranışı tanımlayamıyor. & Her şeye rağmen şuan toplumdaki bir takım anormalliklere, özellikle de kadına şiddet konusunda oluşan toplumsal duyarlılık çok değerlidir. & Uyarı: Eline azcık 'güç' geçenlerin yaptıkları içinde aynı duyarlılığı göstermeliyiz! & İnsan haklarına aykırı tüm davranışlar, özgüven eksikliğindendir yani kişinin kendini aşağılık ve hiç görmesindendir. Yasakçı ve aşırı korumacı, kendinden korkulmasını isteme gibi davranışlar da buna dahildir. & Bu türlerin en bariz özelliği “korkak” olmalarıdır. & Hatırlatma: Mobbing ve duygusal şiddet nedir? Bloğunda makaleler mevcuttur. Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz... Devamı

Eşitliğe İnanmalıyız!

2015-02-08 17:44:00

Tvlerde yayınlanan “kamu spotunda sigortasız çalıştırmak “ahlaki değil” mesajı veriyorlar, fakat ; 1-İnsanlar ne yaptıklarının farkındadır. 2-Zamanımıza kadar ki süreci analiz ediniz, ne ideolojik, ne de dinsel referanslı vesayetlerin söylemleri bu durumu ortadan kaldıramamıştır. Zira gücü ele alan benzer davranış sergilemiştir. & “Eşitliğe” inanmamak mutsuzluk nedenidir. & Sonuç: Zengin fakirle “eşit” olduğuna, fakirde zenginle “eşit” olduğuna inanacak, diğer türlü bu kaos çözülemez. Bu ancak kişisel “tekamülle” mümkündür, yasal yollar çözüm değildir. Not: “Rum suresinin 28 ayetine bakınız...” Uyarı: Fakirde zengin yalakalığını bırakacak, bu da tekamülle (kişisel gelişim) mümkündür. Kitaplarımda bu konu teknik detayı ile irdenlenmiş, çözüm sunulmuştur.  Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz...   Devamı

Biz, Siz ve Onlar

2015-01-27 16:47:00

Hayatının kontrolü sende olsun ve asla kimseye vermeyin. & Ne siz(vesayetçi), nede biz(halk), ‘onların’ umurunda bile değiliz.  Sizler, neye hizmet ettiğinizi bilmeden, bir takım kelime ve kavramlar için, kendinizi ‘feda’ ediyorsunuz. Kendinizi dikkat edin lütfen. Çünkü ‘siz,’ bizdensiniz. ‘Onlar’ ne ‘siz’ den, ne de ‘biz’ den… O zaman, artık ‘biz olmanın’ zamanı gelmedi mi? Bırakın şu ‘kelime ve kavramlarla dans’ etmeyi, onlar ‘paranın’sağladıkları ile dans ediyor… Siz, sokakta öteki ile dövüşürken, onlar başka hesaplar yapıyor. Siz, ‘şuyuz, buyuz, şucuyuz, bucuyuz, enteliz-danteliz, vb…’  diye övünürken, onlar ‘paraları’ ile övünüyor. Çünkü onlar, yıllardır, hep aynı onlar… & Onlar o kadar düşünceli ki, ‘size, bize uygun inanç oluştururlar. ’ Burada inançtan kastım, anlayış, kavrayış, yaşam şekli, vb… olarak algılanmalıdır, gerçekten de ‘inanç’ budur, yaşamdan ayrı değildir. & Arkasından gittiklerinize dikkat edin, ama 'aslında' kimsenin arkasından gitmenize gerek yok... & Her şey bir oyun ve oyalamacadan ibarettir. Lütfen gözlemleyiniz… & Hiçbir şey bağlı olmadan yaşamak mümkündür, birde bu yöntemi deneyin… Hatırlatma: Birçok öğretinin peşinden koşan, gönül veren insanlık, “hür” olmayı denemedi ve maalesef aklının ucundan bile geçirmedi! & İnsanları “bilinçlendirmek” gibi daha zekice kavramlarla uğraşmalıyız, ölmemeyi ve ö... Devamı