Başka Evrene Balayına

2016-10-15 20:18:00

Anahtar kelime; iç boşluk… Ya sen dolduracaksın ya da her yerde gözüne sokulan kavramlarla paranoyak olacaksın. Meşhur edilen kavramlara dikkat edin! & Başlarken;bilim ne diyorsa, bir takım insanların elinde bilimin zıttı binlerce kanıt var! Ee boşuna söylemiyorum; “yalancının kanıtı çoktur ve yalancıya bilginiz yetmez” diye Paranoyak olmak için saha ve zemin müsait! -)Eğer bir kavram işimize yarasaydı, asla meşhur olmazdı, haberimizde olmazdı. & Spritüel kavramlar;yazılarımda değinirim, kısaca lüzumsuz, boş olarak tanımlarım. Uçanı-kaçanı bol coğrafyada yaşıyoruz. Başımıza ne geliyorsa hep paranormal yani gerçekte ispatlanması mümkün olmayan, insanüstü kavramlardan geliyor. Bilim, teknoloji üretmiyoruz, aman çok mu, önemli, insanüstü olacağız ve vızır vızır şu evren senin, bu evren benim dolaşacağız. Yani bu dünya bile adamları kesmiyor, efürünü almıyor. -)Hatta balayına bile artık başka evrene gidilecek, gidilmedi de… & Ölümde neymiş, ölüm mü, var efendim. Bu evrenden başka evrene yolculuk! Ölüm de artık yenilmiştir. Zihin yapınız müsaitse her attıklarını tutun, tutunda sonrasına bakın! Hatırlatma: Yüzlerce şifa yöntemi var, eczaneye gidin ve sorun hangi ilaçlar en çok satılıyor. & Spritüelistleri sorgulardanız size kızarlar ve tavır alırlar, biliyorsunuz değil mi? Siz hiç maddeden arınan Spritüelist gördünüz mü? & Dikkatinize -)Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u almak için plan yaparken, hatta top icat etmişken, Bizanslılar meleklerin göz rengini, cinsiyetinin gibi lüzumsuz kavramlarla uğraşıyorlardı. -)İngiltere Hindistan’ı sömürürken Hindu halkı bir takım m... Devamı

Bıktırma Stratejisi

2016-04-19 07:49:00

Bir coğrafya TERÖR varsa, 1- Coğrafyanın toprağının altına bakın, ne var? Öğrenin! 2-Coğrafyanın güzergâha dikkat edin. Buralarda yaşayanların şimdi ve gelecekte kolay kontrol edilebilir kişilikler olabilmesi için, kurgulanan içeriğin de şiddet, ölüm, yoksulluk, vb… olan oyundur. Amaç sağlıklı düşünemesinler. Buna rahatlıkla BEYİN MANİPÜLASYONU diyebiliriz. (makalesi için http://kisiselbutunluk.blogcu.com/beyin-manipulasyonu/20031715)) İşte bu şartları sağlayarak  “bıktırma stratejisi” nasıl diyeceksiniz? İstediğini verelimde rahat edelim ve ya rahat bıraksınlar. Dedirtirler mi, iyi düşünün?  Nasılsa baş edecek gücünüz yok. Eskilerin tabiri ile bunalgınsınız, yani çaresiz. Yani eliniz ayağınız bağlı, hiçbir şey yapacak gücünüz yok! “Bıktırmak iyi bir stratejidir,” gelecek nesli tasarlayabilirsiniz: Gelecek nesli yok etmek istiyorsanız, mevcut nesli travma ile yaşatın! Nasıl mı, ağır şartlar(savaş, yoksulluk, göçmek zorunda kalmak, vb…) bir neslin psikolojisini bozar, bu durum da gelecek nesil en hafif ifade ile depresif ruh yapısına yatkın hale gelir… Zaten yoksulluk, belirsizlik, terör, göç etmek zorunda kalmak büyük problem. İstediklerini yapalım da bir an önce rahat edelim. Bu tür büyük sorun yaşayan anne ve babadan dünyaya gelen çocuk ne kadar normal olabilir ki? Hele aynı coğrafya da büyüyorsa, psikolojik eşiği düşük kişilik yapısında olacak! Yani bir taş, iki’den fazla kuş… Hatırlatma: Terör örgütleri taşerondur, ne dine ne de ideolojiye hizmet etmez. Sadece dinsel ve ideolojik kelime ve kavramları kullanarak taraftar (fakir çocuğu) toplar, o kadar! & Bıktırma stratejisineek olarak şu ö... Devamı

Kendi Dünyanı Oluştur

2016-04-01 20:46:00

Kendi dünyanızı oluşturmanıza kimse izin vermiyor. & Kendinize izin verin ve kendi dünyanızı oluşturun, bunu yapmazsanız… Sizi piyona dönüştürecek işgüzar çoktur. Size bir tüyo; “Takipçilik deha değildir, piyonluk da deha değil, bilakis papağanlıktır. Kendinizi devre dışı bırakmayın, hür olun…” Birileri üretir, diğerleri satar. Asıl olan bu değil, sen ne üretiyorsun? Dahiler senin yerine fikir üretiyorlar, öylem mi? Sen ne yaparsın?  Ama kıyafet alırken,  daha dikkatlisin?  Kıyafet vücuduna uygun olmalı,  yakışmalı, genç göstermeli, … vb değil mi? Ama aynı ihtimamı bir düşüncenin postacılığını yaparken, göstermiyorsun? Kolay hipnotize ediliyorsun,o zaman fonksiyonel aklın nereye gidiyor? Nedenin var, bunu adı ise “aidiyet kültürü…” Tamam, buna saygılıyım, tabi farklı düşüneceğiz, buraya kadar sorun yok! Sorun şu; “aidiyetine uygun fikir üret, onun bari postacılığını yapma!” Hür iradenle fikir üret, reddetsinler. Buna cesaretin var mı? Yoksa yalnız kalırım, reddedilirim diye oynayacak mısın? Uyarı: Bir fikri bilerek ve ya bilmeyerek yaymak, propaganda tekniğine göre piyonluktur. & Hatırlayın; “Yaşama Kültürü Oluşturamıyoruz” makalenin tamamı için… http://kisiselbutunluk.blogcu.com/yasama-kulturu-olusturamiyoruz/20296952 & O kadar çok gazete ve Tv var ki, herkes kendince yönlendirmek derdinde… En iyisi yaşam gazetesini okumak, hayatın içinde olmak! Bizim gibi düşünmeyenlerle olmak! Bunun haricinde hiç birinin sunduğu umurumda değil! & Zengin zihniyetine sahip olun, fakir avlama metinlerini ciddiye almayın… & Özgürlük pap... Devamı

İş ve Bireysel Stres Kaynakları ve Çözümü

2016-03-30 05:58:00

STRES NEDİR? “Organizmanın bedensel ve zihinsel sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanmasıyla ortaya çıkan durum” “Bireyin içinde bulunduğu ortam ve iş koşullarının onu etkilemesi sonucunda vücudunda özel biyo-kimyasal salgıların oluşarak söz konusu koşullara uyum için düşünsel ve bedensel olarak harekete geçmesi durumu” “Organizmada alışılmamış, düzensiz talepler oluşturan her şey” Stres konusunda çok önemli çalışmaları olan ve kavramı ilk kez ortaya atan Hans Selye’ye göre stres, bünyenin baskı ve isteklere karşı gösterdiği belirgin olmayan tepkidir. İnsan bünyesi, ister olumlu olsun ister olumsuz olsun mutlaka dış isteklere karşı biyokimyasal bir tepki gösterir. Stres kaynağı değişik olabilir ama biyolojik tepki daima aynıdır. STRES TÜRLERİ Stres İkiye Ayrılır: *Yararlı stres, yaşandıkça neşe, canlılık ve kazanç sağlayan stres, (pozitif) *Zararlı stres ise aşırı ve sürekli olan ve bireyin güçlerini tüketen bir stres türüdür. (negatif) *Stres kavramı ve tanımı sonucu itibarıyla her stres bireye zararlı değildir. Stresin azı organizmayı uyardığı için bazı durumlarda faydalıdır. Pozitif stres öğrenciyi derse hazırlar, atleti yarışa hazırlar, sporcuya müsabakayı kazandırır, memura işini dikkatli yaptırır. *Stres anlatılırken genelde negatif stresten (distress) bahsedilmektedir. STRES VE TÜKENME İş ve Özel Yaşamda Yaşanan Stres; *Kalbe zarar vermekte  *Bağışıklık sistemini zayıflatmakta *Hafızayı olumsuz yönde etkilemekte  *Mide hastalıklarına şişmanlığa neden olmaktadır. Tükenme: Stresle etkili bir şekilde bahşedemediğimizde ya da üstesinden gelemediğimiz stres kaynakları çoğaldığında tükenme riski ile karşı karşıya kalabiliriz. Hayatı &... Devamı

Öfke Kontrolü

2016-03-29 17:56:00

Herhangi bir kimse öfkelenebilir. Bu kolaydır. Ne var ki; Doğru insana Doğru derecede Doğru zamanda Doğru maksatla Doğru biçimde öfkelenmek, İşte bu kolay değildir.  ARİSTO   Öfke nedir: Bireyin herhangi bir engellenme, adaletsizlik ya da kendi benliğine yönelik bir tehdit hissettiğinde yaşanan duygudur. Hangi Durumlarda Öfkeleniriz? Utanç hissettiğimizde, Hayal kırıklığına uğradığımızda, Kendimizi engellenmiş hissettiğimizde, Haksızlığa uğradığımızda, Kıskançlık hissettiğimizde, Yalnızlık, itilmişlik, kaygı hissettiğimizde, Sıkıldığımızda, anlaşılamadığımızı hissettiğimizde Öfkenin Tetikleyicisi Nelerdir? 1-Dış Durumlar: Belirli bazı kişiler, Olaylar (Trafik yoğunluğu, Erteleme, Gecikme vb,) 2-İç dünyamız: Hisler, Düşünceler, Ruh hali, Davranışlar Öfkeyle İlişkili Diğer Faktörler Aile yapısı, Ebeveyn tutumları, Toplumun bakışı (Yanlış bir inanış ve öfkelendiğinde şiddetli tepki veren insanların güçlü kişiler oldukları düşüncesi), Medya Öfke Durumunda Vücut Tepkileri Stres ve gerginlik başlar, Adrenalin salgısı artar, Nefes alıp verme sıklaşır, Kalp atışları hızlanır, Kan basıncı artar, Vücut ve zihin “savaş ya da kaç” tepkisi için hazırdır. Öfke Kişi İçin Ne Zaman Problem Haline Gelir? 1. Öfkelendiğiniz zaman kendinizi kontrolsüz durumda hissettiğiniz oluyor mu? 2. Öfkelendiğiniz durumlarda daha sonradan onaylamayacağınız davranışlarda/sözlerde bulunuyor musunuz? 5. Öfkelendiğiniz zaman okul veya yaptığınız işlere yoğunlaşmada güçlük çekiyor musunuz? 6. Öfkenizi azaltmak ve sakinleşmek için alkol veya hap kullanıyor musunuz? 7. Öfkeniz sonucunda tutuklandığınız veya yasal zorluklarla karsılaştığınız oldu mu? Öfkeyle Olu... Devamı

Z Kuşağını Seviyorum

2016-03-25 21:00:00

Gerekçelerim var. Analitikler, korku kültürüne göre hareket etmiyorlar, yaşamak istiyorlar, özgüven sahibiler, ne yaptıklarının ve ne istediklerinin farkındalar, sıradan mesleklerle ilgileri yok, kendilerine önemliyim mesajı verecek meslekleri tercih ediyorlar, klişeleri aşmak istiyorlar, hızlı öğreniyorlar, özgürlüklerine düşkünler… Z kuşağından önceki kuşakların yaşama kültürü yoktur, bunun yerini kuyrukçuluk/takip/papağanlık almıştır, yani korku merkezli bağımlılık!  & Z kuşağıbağnaz değil, farklı düşüncelere açıklar. **Z kuşağı fakir zihniyetine sahip değildir. Zenginde var olan her şeyi istiyor.  Z kuşağına neden sorusunun cevabı verilmelidir, ister iş hayatında, ister normal hayatta… Z kuşağıbayatlamış söylemleri maharetmiş gibi tekrar etmiyor. & *Nedensorusu; ”Z kuşağı öncesine ait kuşakların hiç de sevmediği sorudur.” X ve Y kuşakları din ve ideoloji adamlarının has müşterileridir. Bunu yap derler ve yaparlar. Neden sorusu hür olmak adına yasaklanmıştır. *Aynı metot Z kuşağı için geçerli değil, Z kuşağına neden, neyi yapmaların gerektiği anlatılmalıdır. & Ben yaşamak istediğini/hedefini, kurtarıcılık kültüründen üstün görürüm. Bu yönlerini çok seviyor ve takdir ediyorum. Çünkü Z kuşağını, din ve ideoloji adamlarının tuzağına düşürme olasılığınız düşüktür. Yaşamayı hedefleyenin, hiçbir işimize yaramayan dinsel ve ideolojik öğretilerle ne işi olur. Z kuşağı, doğal olarak da kökenini dinden ve ideolojiden alan vesayetlere (-izm, -ist, -cı, -ci, -culuk, vb...) katılma ve onlar gibi olma istekleri az veya hiç yoktur. Bundan dolayı, Z kuşağına hitap edemeyenler bu kuşağı yaftalar. ... Devamı

Nevroz Nedir? Tedavisi Nasıldır?

2016-03-19 05:19:00

Bir kişinin genellikle nedenini bilmediği ya da çok az bildiği iç çatışmalar ile birlikte, toplumsal yaşama uymak için gösterdiği çabalardan kaynaklanan ve hiçbir anatomik, fiziksel nedeni olmayan ciddi ve sürekli davranış bozukluklarına nevroz denir. Doktorlar genellikle nevrozların tam bir sebebini bulamazlar. Ya da sebebini bulamadıkları olaylara nevroz derler. Nevrozlar çok çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilirler ve içinde yaşanılan topluma göre değişiklik gösterirler. En belirgin ve yaygın nevrozlar, kişilik bozukluğuna bağlı öfke, saldırganlık, olgun olamama yaşça küçük hissetme hali, abartılı suçluluk ya da sorumluluk duygusu, cesaretsizlik ya da aşırı cesaret… vs. dir. Bunlardan hariç olarak hastanın kendini hasta hissetmesine bağlı olarak uykusuzluk ile birlikte gelen güçten düşme, bedenle ilgili işlevsel bozukluklar, cinsel bozukluklar, ve insan ilişkilerinde yaşanan sıkıntılar… sayılabilir. Nevrozlu bir kişi, psikoza yakalanan, yani düşünce ve duyguları çok ağır bir şekilde bozulan, deforme olan bir hastaya göre, zaman zaman yaşadığı bunalım nöbetleri dışında günlük yaşamını sürdürebilir. Hasta günlük yaşamını meslek hayatını, sosyal yaşamını sürdürebilse de bu, hastayı yıpratan bazı ödün vermelere, “kendini kasmalara” neden olur. Psikanalizmden esinlenerek nevrozlar iki gruba ayrılabilir; nevroza neden olan travmanın, içinde bulunulan zamandan kaynaklanan güncel nevrozlar ve kişiyi etkileyen uzak geçmişteki bir olaydan kaynaklanan nevrozlar. Güncel nevrozların başlıcaları bunalım nevrozları ve psikastenidir. Psikasteni, ruhi ıstıraplar ve korkularla kendini gösterir. Psikasteni hastası insan saçma fobiler geliştirip, isteği dışında bazı düş&uum... Devamı

Dinin Özellikleri

2016-03-10 21:11:00

1-Din varlık âleminin anlamlı oluşunu ispat ediyor. 2-Nihai bir sona ve gayeye inanç. 3-İnsan ikiliği(Dualizm) 4-Kâinatta kutsallık, 5-Gerçeklerin hissedilebilir ve hissedilemez diye bölünmesi, 6-Sosyal ruh taşıması, 7-Uluslararası olması, 8-Tabiat ve insan birliği, 9-İnsan tabiat âleminin ve varlık âleminin ruhunun birliği, 10-Endişe, telaş ve birleşmeye yöneliş, 11-Sorumluluk kavramı, 12-Çelişki esasına inanç, 13-Nedensellik, 14-Beka esası, 15-Dünya görüşünün genişliği, 16-Olan şeyden kurtuluş, olan şeyin esaretinden kurtuluş, 17-İnsanın korunması, 18-Tanıma, 19-İstihda(istemek) ve seçme unsuru, 20-Güzellik ve sanat, 21-Aşk ve tapma, 22-İdeale yöneliş, 23-Bekleyiş, 24-Tabiatın bilinçli oluşu, 25-Tesadüfün reddi, Kaynak: Dr.Ali Şeriati kitaplarından aldığım, Notlarımdan… Danışman Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com   https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz... Devamı

Kendine Uzak Her Şeye Yakın.

2016-03-07 21:56:00

Yaşamanın ilk kuralı kendini gerçekleştirmektir. Ancak kendini adam edersen “yaşama kültürün” olur. & Kendimize uzak, her şeye yakınızdır. İşte asıl sorun budur, çünkü kendine uzak olan hiçbir şeye yakın olamaz ki… Önce kendini yönet, sonra başkasını yönetirsin. Seni başkası yönetirken, başkalarını nasıl yönetebilirsin ki… & İnsanlar olgunlaştıkça taraflara inanmayı bırakırlar. Virginia Woolf & Gerçekmiş, Gerçekleşecekmiş gibi  “Reel” gücü olmayanlar ya marjinalleşir ya da metafizik (gerçek dışı) yani ispatı imkansız kavramlara eğilimi artar. Kısaca kendinden kaçış! Yavaş yavaş gerçeklerden uzaklaşırsınız, sağlığınıza dikkat edin. Bizde metafizik (insanüstü öğretiler) üst düzeydedir. Bundan dolayıdır ki, kim olduğumuz öğretisi sunanları sevmeyiz. Fakat hamasetçilere de bayılırız. & Formül şudur; “Onun söylediklerini biliyorum, diğerinin ise söylediklerini duymak istiyorum.” Sonuç: Hadi beni kullansana… Ne güzel davet! & Pozitif yönde “rahatsız” etmek cesaret gerektirir, zira rahatsız etmek “müşteri” kaybına neden olur. İnsanımıza ağlatmadan, hamaset yatırmadan ve popüler isimlerin papağanlığını yapmadan da söyleyeceğiniz sözünüz var mı? Zaten sosyoekonomik şartlar yaşamamıza izin vermiyor, bari zihnimizi yaşatalım… & **Zengin zihniyetine sahip olun, fakir avlama metinlerini ciddiye almayın… & Güçsüz politikası: “Güçlüye meyil ve onunla aynileşme…” Güçlünün postacılığını, papağanlığını ve reklamını yapmak! Hatırlatma: Size kolay ulaşabilen, ... Devamı

Obsesif(okb) ve Paranoyak Kişilik ve Fizyonomisi

2016-02-24 21:00:00

Pozitif yönde “rahatsız” etmek cesaret gerektirir, zira rahatsız etmek “müşteri” kaybına neden olur. & “Popüler Olmak Büyük Güçtür”, Yeni öğreti; “Allah rızası için paranoyak olun…”,ve “Kimse Sizi Fakirlikle Aldatmasın” makalelerinde obsesif (okb) ve paranoyadan bahsettim, burada vereceğim bilgilerin alt yapısını oluşturmaya ve uyarmaya, çalıştım. Kişilik tipleri çok geniş konudur. & *Öyle ki, din ve ideoloji adına sunulanlar, haricinde bilinmedik örgütlerin ülkemize ve dünya insanlığına yaptıklarını anlatanlar. İyi analiz edin, kimse size yaşama hakkı vermiyor. Hele böyle şeylerle meşgul olduğu için popüler olduysa… Hep iç karartıcı şeyler sunuluyor, ama vatandaş olarak yapabileceğim de bir şey yok! **Basın reytinge göre davranacak, sonuç da ticari işletmeler. Onları anlayabiliyorum. Ama “Basının pompalaması ile sağlığını kaybedenleri anlayamıyorum.” & **Uzmanlar uyarıyor; “Kişilik bozuklukları, depresyon, otizm ve intihar artış eğilimindedir.” Literatür taraması yaparsanız bu bilgiye kolayca ulaşabilirsiniz. & Gelelim saadete… Eğer izin verirseniz bir obsesif, sizin ruhunuzu bile kontrol etmek ister. Bu kişilik halk arasında inatçı olarak bilinir. İnatlaşmaktan müthiş haz alır. Zihni asla rahat değildir ve aşırı kötümser ve kontrollü kişiliklerdir. Zihninde ben diyeyim 30, siz diyin 500 kurt(kastım elma ya da fındık kurdudur.) dolaşır. Dürtüsel (istem dışı) bir takım düşünceler onları daima rahatsız eder. Asla adil değillerdir. Daima haklı olmak isterler ve sadece kendi düşüncesine uygun kavramlarla ilgilenirler. Kendilerine yaşamayı haram etmişlerdir. **Söylediklerinizin doğruluğun... Devamı

Propaganda Tekniği

2016-02-22 12:02:00

Başlarken;  Kitaplarımda tekniğini öğrenmenizi önerdiğim, bilimdir.  Asla unutmayın;  “günümüz insanı, bilgi bombardımanı altındadır.” Propagandanın tüm hileleri profesyonelce kullanılır, Hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeylerin ardına düşmeyin, ifadesi üzerine, göz atmanız gereken bilgidir. Nasıl oynuyorlar, anlamanız dileğiyle… Unutmayın, “Propaganda, ne olursa olsun, inandırmak üzerine kuruludur. Bilginin doğruluğu üzerine kurulu değildir.” & Propaganda; kamuoyunu etkilemek için gerçek, yarı gerçek veya yalan bilgiler yaymada simgeler aracılığıyla bireylerin, grupların inançlarını, tutumlarını veya eylemlerini etkileme yönünde sistemli gayretlerin tümüne verilen addır. Psikolojinin sosyal bilimlere uygulanmasıdır. Propagandanın amacı; fertlerin, kabule zorunlu olmadıkları bir düşünceyi, istekleriyle kabule, yapmaya zorlanamayacakları bir hareketi istekleriyle yapmaya yöneltmektir. Yani herşeyi propaganda amacıyla kullanmak mümkün olduğu gibi, her konu da propaganda amacıyla ele alınabilir. Propaganda şartları değiştirmez, sadece bu şartlar altındaki inançları değiştirebilir. İnsanları, inançlarını değiştirmeye zorlayamaz ama onları istenilen şekilde davranmaya ikna edebilir. Farkına varmadan bir düşünceyi yaymak propaganda değildir. Kendisine şuurlu olarak yerleştirilmiş bir kanaati farkına varmadan başkasına nakleden kimse propagandacı değil, bir propagandacının piyonudur. Tam anlamıyla propaganda faaliyeti, kasıtlı olarak muayyen hedefler gözeterek ve bir takım vasıtaları kullanarak yapılan yayma faaliyetidir. Propagandanın insan tabiatı üzerinde etkin olmasının en büyük sebeplerinden biri insanın makine gibi mekanik bir varlık olmamasıdır. Yani insanı her yönüyle bir saat gibi değerlen... Devamı

Alın Şekline Göre Kişilik Özellikleri

2016-02-20 07:56:00

Başlarken: Kitaplarımda ilgilenmenizi önerdiğim bilimdir, yararlanacağınızı umuyorum. & Fizyonomi İlmi Sima kitabından: Hile ve desisenin medeniyetle beraber ilerlediği bu asırda yaşayanlar: Hayatta tanıştığı ve görüştüğü kimselerin mizaç ve hüviyetlerini kolaylıkla anlıyabilmeleri için mutlaka bir ilmi sima kitabını gözden geçirmelidir. Bu ilim – yüzde elli nisbetinde isabetle dahi olsa insana, muhatabını maskesini indirmeye yardım eder. Prof. Dr. Reiss & Kişinin karakter özelliklerinin belirlenmesinde kulaklar yüz yapısında diğer organlara oranla daha büyük önem taşımaktadır. Kulaklar, kişinin beden organlarında doğuştan ölümüne dek şekil değiştirmeyen tek beden uzvu sayılabilir. Yeni doğmuş bebeklerde artık kulağın şekli tam ve belirgin bir nitelik taşıyor. & Bu kabil insanların ruhi temayüllerini tetkik etmeden, eşkâl (biçim, şekil, kılık) ve evsafını (nitelikler, vasıflar) tahlile girişirseniz aldanırsınız. (Dr. Meriton) & *Alın (Şekil l, No. 1) - enerjik, gaddar, suç işlemeye yatkın, aşağılık içgüdüleri güçlü. *Geniş ve köşeleri kabarık alın (Şekil l, No. 2) – hayal gücü kuvvetli. *Hilal şekilli alın (Şekil l, No. 3) - dar kafalı, burnunun ucundan ötesini göremeyen, rutin, yetenekleri az, gizli yetersizliklere sahip. *Enli ve yüksek alın (Şekil l, No. 4) - çok akıllı.   *Devrik piramit şekilli alın (Şekil 2, No. 1) - melankolik- kurnaz, yalancı, aptal, bencil ve serseriliğe yatkın. *Dörtgen şekilli alın (Şekil 2, No. 2) – alçak gönüllülük. *Aşırı kabarık alın (Şekil 2, No. 3) - öfkeli, dar kafalı, günlük yaşamında pratik. *"Müzik bölgesi" kabarık olan alın (Şekil 2, No. 4) -... Devamı

Koçluk Üzerine Akademik Bir Çalışma

2016-02-19 06:41:00

Koç nedir? Koç, kişisel kariyer planlama uzmanıdır. Kişinin hedefinin etkileyecek tüm etmenlerle ilgili fikir geliştirir (Barutçugil, 2004). Koçlar, hem imaj geliştirici, hem de performansı artırıcı çalışmalar yapar, çözümler sunar. İyi bir koç ajanda gibidir, kişinin kendi farketmediği yeteneklerini ona farketmesini sağlar, güçlü olduğu noktaları, eksik bulduğu noktaları keşfeder ve bu özellikleri kişiye bildirir. Koçlar, insanların “bulundukları” noktadan “olmak istedikleri” kariyere doğru gitmelerine yardımcı olurlar. Ancak bunu yaparken izlediği yol şudur; cezalandırma ve tehdit etme yerine cesaretlendirme, özendirme ve bilgilendirme yolunu kullanırlar (Barutçugil,2004). Koçluk Kavramına ilişkin Tanımların Bazıları: Koçluk, insanların performansını ve öğrenme yeteneğini artırmayı amaçlayan, motivasyon, etkili sorgulama gibi teknikleri kullanan bir süreçtir (Landsberg, 1996: 6). Koçluk, is becerilerini geliştirmek ve deneyimlerini arttırmak isteyen bireyin, daha yeterli ve nitelikli bir başkasından bu yönde yönlendirme alması, yani bir bakıma özel rehberlik ve danışmanlık almasıdır (Akın, 2002: 98). Koçluk, şirketin içinden ya da dışından bir koçla, çalışanlar arasında koçluk almaya istekli ya da yönetimin önerdiği kişilerin, is ve / veya özel yaşamlarında kendilerinin seçtiği ve ihtiyaç duyduğu alanlarda kendi potansiyellerini harekete geçirip yüksek performanslı değişim yaratabilmeleri için kurdukları ilişki biçimidir seklinde de ifade edilebilir (Köktürk, 2006: 43). Koçluk, insanlığın tüm ihtiyaçlarını en iyi karşılayan süreçtir (Fanasheh, 2005:11). Yöneticilerin performans problemlerini çözmek ve &... Devamı

Popüler Olmak Büyük Güçtür

2016-02-14 20:05:00

Başlarken; Eşitliğe inanmayız. Kolay hipnotize ediliyoruz, hem de çok kolay… **Ne istiyorsak, sunulan “o” dur. Evrensel yasalar asla şaşmaz. & Popüler değilseniz ortaya koyduklarınızın anlamı yoktur. Bir şekilde popüler olmanın yolunu bulun. İsterseniz iğrenç bir şey ortaya koyun, tatlı niyetine yenir ve önerilir de… Yani bedava reklamınız yapılır. Hatırlatma: “Kendi alın Yazını kendin Yaz” kitabı “Popüler İsim Vesayeti” ve “Maymunizm” makaleleri. & Gizem ve mistik merakı “özgüven eksikliğidir.” Kendinizi kandırmayın. Normal şeyler neden ilgi görmez de, insanüstü olmak, hayatta karşılığı olmayan ve hiçbir işimize yaramayan kavramlara bu kadar ilgiliyiz? & **Kendi problemlidir hatta psikiyatrik vakadır ama şifa dağıtır, bizde bu türler çoktur. Anahtar kelime popülaritedir. Türümüz, mutlaka da insanüstüdür. & **Bir şey dikkatiniz çekiyor olmalı, o da dolandırıcılık. Artış oranı korkunç, mağdur çok! Korkuyu ve zaafı çok iyi kullanıyorlar. Fark edin lütfen. Bu kolay hipnozun sonucudur. **Türün kişilik tipleri ve davranış politikaları kitaplarımda mevcuttur. Sonra  “Antidepresan” kullanım oranı, çok yüksek! Bu kadar öğreti, şifa yöntemi var, ballandıra ballandıra satış yapıyorlar. Hepsi çözüm sunuyorlar demektir, sonuç? Suçlu hep başkasın mı? & Ne anlatılmaya çalışılırsa Şifre, Metafizik, Okültizm, Gnostisizm, Gizem, …, vb kullanılıyor, sizceburada bir tuhaflık yok mu? Kaldı ki, yıllardır “kulak kültürü” ile bize ulaşan bu tür bilgilerin hiçbir işimize yaramadığını görmek için, y... Devamı

Yeni öğreti; “Allah rızası için paranoyak olun…”

2016-02-09 17:47:00

Değişmez sabitemiz:İşimize yarayan bilgi sunulmaz, bunu asla unutmayın ve lütfen gözlemleyin. Konu: Uzaktan bir takım yöntemlerle kontrol ediliyoruz… & ‪‎Reyting ‪sağlığınızdan ‪‎önemlidir. Bunu asla unutmayın, paçayı kaptırırsanız, artık geçmiş olsun. Ya obesif (OKB), ya paranoyak olma ihtimaliniz yüksek! (“Kimse Sizi Fakirlikle Aldatmasın” makalesinde değinilmiştir.) Klişe slogan:Kendine çalışır, halk için der… **Yaşam enerjinizin yok edilmesine izin vermeyin. Herkesin isteği var, tümüne yetişmemiz imkansız, sonra biz ne zaman yaşayacağız. & “Kontrol etmeyi de, kontrol edilmeyi de severiz.” Nasıl diyeceksiniz? Geleneksel yapımız, çocuklarımızı daima kontrol altında tutmak üzeredir. Bununla da kalmıyor, kalır mı? Hüddanlar (cinci hocalar, muskacı, vakf), sihir, büyü ve fal ile birilerini elde ve kontrol etme, geleceğimizi garanti altında almak, bozulan iş, aşk ve evlilik hayatımızı yoluna koymak amacı ile bu işleri yapanların kapısına dayanırız. Sanki ellerinde sihirli bir formül var da…  Birçok sektör ve düşünceden insan bunların kapısına gider ve bu işleri yapanlardan da korkar. Aman cinini bana musallat eder, mahvolurum gibi… & Sonra Din elden gider, vatan elden gider ve rejim elden gider. Tüm zamanların klasik “korku” politikası… Masonlar, Siyonistler, antisemitizm, emperyalistler, … , vb ülkemizi istedikleri gibi dizayn ediyorlar, klişe söylemi. Din ve ideoloji adamlarının tuzağına düştüyseniz,tüm sistemi bunun üzerine kuranların sektörün has müşterisi haline gelirsiniz. Yeter ki paçayı kaptırmayın. Korkutmaları asla bitmez, siz aldıkça onlar üretir. & Dolandırıcılar n... Devamı

Jeste, Jest ile Karşılık Ver

2016-02-06 18:32:00

Hayatınızı Kolaylaştırın, nasıl mı? Birinci kural; “Şark kurnazlığına veda ediniz…” & Anahtar kelime, “rekabet” Sonuç: “kim şampiyon olacak” & Elinizden geleni yaptığınız bir insan düşleyin, sizinde ona minik ricanız oldu! Ama o kadar duyarsız davranıyor ki… Kendinizi nasıl hissedersiniz? Düşünün; sizin için yağabileceği bir şeyi yapmıyor? Maddi zarar görmesi imkansız ama yinede yapmıyor? Manevi zarar görmesi de imkansız ama yinede yapmıyor? Bu kadar duyarsızlık anlaşılır gibi değil, değil mi? Ne düşünürsünüz? & Bu türlerin şu paradoksu vardır; “kendileri öteki için kılını kıpırdatmaz ama ötekilerden hep şikayet ederler…” & En büyük iletişim hatamız; insanların jestine, jest ile karşılık vermemizdir. Jesti karşılıksız bırakırsanız günümüz insanı kendisini kullanılmış hissedecektir. Dikkat edin, jestinize jest ile karşılık vermeyenler hep şikâyet ederler. Çünkü ötekinin kendisini iyi hissetmesi için yapabileceği çok basit şeyi kasıtlı olarak yapmadı. Yani onu “aptal/salak/enayi” yerine koydu...  Arkadaş kapı kapanır.Ötekinin kapıyı kapatmasını sağlamayın. Hiç ummadığınız insana, hiç ummadığınız zamanda ihtiyaç duyabilirsiniz. Biz buna hayat diyoruz. Uyarı: “Güçlü olsaydınız, tüm kapılar açılacaktı ve de ricanızda unutulmayacaktı ve ya mesleki olarak da iş işten geçmeden önce hatırlanacaktın!” “Bazıları Farklı Alkışlar” makalesinde hatırlattığım gibi, nasılsa güçlü olduğunuzda fark edileceksiniz. O zamana kadar kör ve sağır kesilecekler. & Sokrates : “Zihin böyle bela... Devamı

Güç için ölmeli, öldürülmeli mi?

2016-02-04 00:25:00

Günümüz insanın anlayış ve kavrayışına çok uzak bir ifadeler: Albert Camus: “Ölüm korkusunu aşmadıkça insan için özgürlük yoktur. Ama intihar ile değil. Bu korkuyu aşmak için kendini bırakmamak gerekir. Hiç burukluk duymadan, korkmadan ölebilmeli.” Ali Şeriati: “Ölüm öğretilmesi gereken sanattır.” Çünkü, Zamanın insanı “kaybetme korkusu” ile yaşar. Uğruna onurunu, kişiliğini ayakları altına aldığı ne varsa, bir gün bırakıp gideceğini düşlemek bile istemez. Sadece ama sadece “güç” ister ve tabi ki de gücün kendinde sonsuza dek kalmasını. & Yaşam evrensel sisteme meydan okumak değil, uyum sağlamaktı… & Ama giydirilen gömlekler, ona bunu hatırlatmadı, çünkü istenilen sadece onların istediklerine uyum sağlamasıydı. Üzerindeki gömleğin rengi boyutu ona uygun muydu? Düşünecek düzeye hiçbir zaman gelmedi. Sadece ve sadece uyum sağladı ve daima güçlü olması gerekti. Bunun nedenini ise hiçbir zaman bilemedi,   Sorular:  “Sen kime karşı neden bu kadar güç istiyorsun?” “Neden güçsüz olmaktan korkuyorsun?” & Bu soruların cevabını samimiyetle kendine vermelisin. “İnsanın kendini kendine ispat etme ihtiyacı var.” Hem de herkesin!.. & Güç için niceleri kendini öldürmüştür, farkında bile olmadı!.. “Hür” olduğun gün “cennetin” başlangıcıdır. Danışman Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com   https://twitter.com/zekeriyabesirli Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz... & İnsan neden #ötekine ihtiya... Devamı

Daima "salya-sümük" Ağlamalıyız(!?)

2016-01-30 01:28:00

Başlarken “Onlarca, yüzlerce kitap okuyacaksınız ama minik bir sorununuzu bile çözemeyeceksiniz.” Bunu fark edin lütfen… & Eğer okuduğumuz bir ‪‎kitap bizi ‪‎kafamıza vurulan bir ‪darbe gibi‪ sarsmıyorsa, niye ‪okumaya zahmet edelim ki? Franz Kafka & Analiz: Okumak ve öğrenmek deyince ne anlarız? -Rahatsız etmemeli ve teknik bilgi içermemelidir. -Hiç bir sorunumuza çözüm olmamalıdır. -Düşünsel eğilimimize uygun olmalı, bize asla misyon yüklememelidir. Hep ötekini suçlamalıdır. - Hayal kurdurmalı ve ağlatmalıdır (bu kısım hatun kişi niyetinedir.) Çünkü bu coğrafyada kitap okunmaz, coğrafyamızın genetiğinde bu yoktur. Yerini ne almıştır? Tabi ki, kulak kültürü… Formül: Okumak ayrı, hayat ayrıdır. Düşünme, sorgulama sadece kabul et. & Bu kadar fazla “kurban (alt bilinç) düzeyi” öğretisi sunulması “tesadüf” değildir. Farkındasınız değil mi?  Geneli duygunuzu harekete geçirici sunumda bulunuyor, neden acaba? “Kurban bilinç düzeyi” öğretisinin en belirgin özelliği “ticari ve sunulanın hiçbir işine” yaramamasıdır. Hayal satan, masal anlatanlara dikkat edin, bu türler, “gücü elde ettikten sonra, hayal edemeyeceğiniz şeyler yaparlar.” & Avoidant: “Kendini hiç, aşağılık, yetersiz, değersiz görmektir.” Yani özgüven eksikliği! Yaşam şekli, “korku” üzerinedir ve hep “savunma” halindedir... & Paradoks: “sonra da hooop liderlik okuluna gidecek ve lider olacak!” & Özgüven eksikliği olanlarda; Geçmişte yaşar, bu güne gelemez... Devamı

Kimse Sizi Fakirlikle Aldatmasın

2016-01-27 07:04:00

Başlarken; Sosyoekonomik seviyenin düşüklüğü depresyon nedenidir. Haydin fakirlikle mutlu olun, görelim. Kuranı Kerim insanları fakirliğe teşvik etmez. Zamanın şartlarında parasız olmaz, din ve ya ideoloji adına günümüzde, hiç bir din ve ya ideoloji adamının insanları fakirliğe özendirici söylemde bulunmaya hakkı yoktur, “kuran da insanları fakirliğe teşvik etmez.” Uyarı: Fakirlik cazip değildir ve “fakirlik=cennet” değildir. Hele kendileri asla fakir değillerdir. & Size yeni bir kavramdan bahsedeceğim, adını “fakir avcılığı” verdim. Bir olay oluşturulduğunda, din ve ideoloji adamlarının söylemleri tamamen “fakir avcılığı” üzerinedir. Din ve ideoloji adamları şunu pekâlâ da biliyorlar ki, “zenginler ya da para ve borsa” onları söylemlerini ciddiye almaz. Onların varlığının nedenidir, tarafgir fakirlerdir. Hatırlatma: Anormal şartlarda para ve borsaya bakınız… & Kaldı ki, fakir toplumda yaşıyoruz, siz fakire mi, fakirliği cazip gösteriyorsunuz? Şaka yapıyorsunuz eminim… Bizim din adamları ve ideoloji adamlarımızın geleneksel tarzıdır, fakiri fakirliği ile övündürmek. Onlardan öncekilerde böyle yapıyordu, sanki yeni bir şey söylüyorlar. Aslından bu politikanın amacı şudur; “fakir efendi sen hep böyle kal, biz sırtınıza binelim, bizi taşıyın…” Kısaca durum budur dostlar. Not: Sosyoekonomik seviyenin düşüklüğü depresyon nedenidir. Haydin fakirlikle mutlu olun, görelim. Fakiri ezerler, hem de hiç insaf etmeden, bu da depresyon nedenidir. Hatırlatma: Ya ağlatılıyoruz, ya korkutuluyoruz, ya kuşkulandırılıyoruz ya da fakirliğe teşvik ediliyoruz… Bunun ortası yok mu? Burayı azcık açmalıyım; ya obsesif (takıntı, saplantı) ya ... Devamı

Zekeriya Beşirli Kitapları

2016-01-20 23:28:00

Kişisel Bütünlük dizisini okuyun; hayatı okuyun, kendinizi okuyun, özgürleşin! Herkes sizi bağlarken, bu kitaplar sizi çözer... Herkes sizi ağlatırken, güldürürken, uyuturken, “sizi rahatsız etmeye cesaret eden” kitaplar: Kendi Alın Yazını Kendin Yaz ve Gibi Olmayın Kendinizi Oluşturun - Hür Olun! **Kitaplarda tüm öğretiler gözden geçirilmiştir. Bu öğretilerin hayatı zorlaştıran unsurları bir bir tespit edilmiştir. Aslında sen bunların umurunda olmadın, farkında mısın? Çünkü senin her halin kazanç kapısı olarak görüldü! Kimi korkuttu, kimi gazladı. Peki, sonuç nedir? Tüm bu öğretiler ötekine zarar verici davranışı engellemeyi başardı mı?  *Hep duygu sattılar, mutluluk sattılar... Nerede bu duygulu ve mutlu insanlar, göreniniz var mı?  <iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/39I58K47moE" frameborder="0" gesture="media" allow="encrypted-media" allowfullscreen></iframe> *Neden herkes oynuyor ve neden antidepresan kullanımı bu kadar yüksek, hiç düşündünüz mü? *Bazı tipler vardır; entelektüel bilgisi çok üst düzeydedir, her konuda muhteşem bilgisi vardır, yardım severdir. Sevgi, aşk ve dostluk der, zannedersiniz ki melek! Konuştukça sizi bulutların üzerine çıkarıyor. Sonra bir şey oluyor, aynı kişilik özelinizi bile “İnternet'te ifşa” edebiliyor ya da “hayatınızın kazığını” atabiliyor. İlişkiniz (iş, aşk, arkadaşlık) bitiyor ve tanıdığınızdan 180 derece zıt davranışlarda bulunuyor. Kim bunlar? Nasıl kişiliğe sahip? Merak ediyor musunuz? *Kişilik tipleri ve davranış politikalarınıöğreneceksiniz ve gözlemleyeceksiniz. *Profesyonel dolandırıcıl... Devamı