Propaganda Tekniği

2016-02-22 12:02:00

Başlarken;  Kitaplarımda tekniğini öğrenmenizi önerdiğim, bilimdir.  Asla unutmayın;  “günümüz insanı, bilgi bombardımanı altındadır.” Propagandanın tüm hileleri profesyonelce kullanılır, Hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeylerin ardına düşmeyin, ifadesi üzerine, göz atmanız gereken bilgidir. Nasıl oynuyorlar, anlamanız dileğiyle…

Unutmayın, “Propaganda, ne olursa olsun, inandırmak üzerine kuruludur. Bilginin doğruluğu üzerine kurulu değildir.”

&

Propaganda; kamuoyunu etkilemek için gerçek, yarı gerçek veya yalan bilgiler yaymada simgeler aracılığıyla bireylerin, grupların inançlarını, tutumlarını veya eylemlerini etkileme yönünde sistemli gayretlerin tümüne verilen addır. Psikolojinin sosyal bilimlere uygulanmasıdır.

Propagandanın amacı; fertlerin, kabule zorunlu olmadıkları bir düşünceyi, istekleriyle kabule, yapmaya zorlanamayacakları bir hareketi istekleriyle yapmaya yöneltmektir. Yani herşeyi propaganda amacıyla kullanmak mümkün olduğu gibi, her konu da propaganda amacıyla ele alınabilir. Propaganda şartları değiştirmez, sadece bu şartlar altındaki inançları değiştirebilirİnsanları, inançlarını değiştirmeye zorlayamaz ama onları istenilen şekilde davranmaya ikna edebilir.

Farkına varmadan bir düşünceyi yaymak propaganda değildir. Kendisine şuurlu olarak yerleştirilmiş bir kanaati farkına varmadan başkasına nakleden kimse propagandacı değil, bir propagandacının piyonudur.

Tam anlamıyla propaganda faaliyeti, kasıtlı olarak muayyen hedefler gözeterek ve bir takım vasıtaları kullanarak yapılan yayma faaliyetidir.

Propagandanın insan tabiatı üzerinde etkin olmasının en büyük sebeplerinden biri insanın makine gibi mekanik bir varlık olmamasıdır. Yani insanı her yönüyle bir saat gibi değerlendirmek mümkün değildir.

İnsan her şeyden önce bir organizmadır ve bu yönüyle de sürekli gelişme halindedir. Bu özellik insana, zaman ve zemine göre düşünce yapısında değişiklik göstermesine neden olur. İnsan, etkisinde bulunduğu şeye çoğu zaman uyar.

Herhangi bir şekilde bir cephe alanı içine giren bir kimse doğal olarak başkalarını da ikna etme, kazanma ve etki alanını genişletme eğilimine girer.Savunduğu fikirlerin başkaları tarafından da kabul görmesini, hafızalarında yer etmesini ve elden geldiğince o insanların da aynı davaya hizmet etmesini beklemeye başlar. İlk insandan günümüze propaganda eğilimi içinde bulunan her insanın en büyük arzularından biri budur.

Propaganda, diğer insanlar üzerinde tesir yapma amacına yöneliktir. Sıcak savaştan daha tehlikeli olan etkin bir silahtır. Çünkü sıcak savaşta doğrudan bedeni zarar sözkonusudur, oysa propaganda vasıtasıyla uğranılan psikolojik saldırıda ruhi zararlar sözkonusudur. Ruhi darbeler, bünyeye bedeni darbelerden daha çok zarar verir. Çünkü insanın psikolojik ortamı, onun gerçek dünyasının bir fonksiyonudur.

PROPAGANDA VE KAMUOYU OLUŞTURMADA BAŞARININ VE SONUÇ ALMANIN YOLLARI

1. Propagandacı maksadını gizli tutar, empoze etmek istediği fikirleri açıklamakta acele etmez. Çünkü üzerinde tesir yapmaya çalıştığı şahsa ilk temasta fikirlerini söylemeye kalkarsa muhatabında bir tepki oluşur.

2. Propagandacı, muhatabına empoze etmek istediği fikirleri aratmalı ve yine kendisine buldurmalıdır. Bu şekilde fikir onun malı gibi olacağından onun tarafından daha çok beğenilir, benimsenir ve müdafaa edilir.

3. Propagandacı, muhatabını en ince detaylarıyla tanımaya çalışmalıdır. Muhatabının fikirlerini anlayıp onu ideolojik çerçevesini de tespit ettikten sonra bu fikirlerden hangisinin kendi empoze etmek istediği fikirlere uygun olduğunu araştırır ve o noktadan kendi fikirlerini ona aşılamaya çalışır. Ortak nokta bulunduktan sonra o fikri beslemek gerekir. Propagandacı muhatabı üzerinde sempati yaratmalı, kendini ona sevdirmelidir. 

4. Bir propaganda kampanyasının sürdürülüp geliştirilmesi için ilerlemeler yakından izlenmeli, yeni haber ve sloganlarla sürekli olarak beslenmelidir. Ardarda yeni açıklamalar, yeni kanıtlar ortaya sürülmelidir ki rakip karşılık verdiğinde iş işten geçmiş ve kitlenin dikkati çoktan başka yöne çevrilmiş olmalıdır.

Bir toplum ne kadar kalabalıksa bir fikri özümseme yeteneği de o kadar zayıf olur. Bu yüzden propagandanın başarılı olabilmesi için verilmesi gereken mesaj kısa birkaç noktaya indirgenmeli ve amaca ulaşıncaya kadar tekrar edilmelidir. Bu metot propaganda da en başarılı yolardan biridir.

Sözlü propaganda her zaman yazılı propagandadan daha etkilidir.Sözün, dinleyicileri konuşmacıyla birleştiren büyüleyici bir gücü olduğu, her türlü toplantıların insan kitlelerini etkilemenin güçlü bir yolu olduğu, kitle haberleşme araçlarıyla sözün her yere ulaşabileceği bilinen gerçeklerdir.

‘Dinleyicilerin fiziki açıdan yorgun olmaları, telkinlerin etkili olabilmesi için gereklidir.‘

‘Büyük kalabalıkları bir araya getirmek için başarılı bir kampanya yürütülmelidir.‘

‘Kişiler belli görüşlere yönelişlerinde yalnızlık hissinden korkarlar ve belli bir fikri başkalarıyla paylaşmaktan mutluluk duyarlar.’

‘Bu kişilerin, aynı görüşü paylaştıkları diğer insanlarla birlikte kalabalık toplantılara katılmaları cesaretlerini artırır.’

‘Buralarda insanlar kitle telkini denilen büyülü bir atmosfere girerler. Kitlelere mal edilmek istenen büyük fikirler için en önemli dekor büyük insan topluluklarıdır.’

‘Böylesine büyülü ortamlarda çoğu kez konuşma yapmak bile gerekmez, insanlar kendilerini büyük görüp kendilerinden geçerler.’

Olaya bu açıdan bakıldığında kontrol edilememiş ve iyi motive edilememiş kalabalıklar aynı zamanda serseri mayın gibidirler, ne zaman nereye çarpacakları belli olmaz.


Toplumları etkilemenin bir başka yolu da gösterişli geçit törenleri ve parlak işaretlerle süslenmiş üniformalardır.

Bu birlik ve beraberlik görüntüsü, üyelerde tek vücut olma psikolojisi oluşturduğu gibi seyredenler tarafından da ilgi çekici bulunur ve iyi bir propaganda malzemesi olur.


Dinleyicinin dikkatini yakalamak çok önemlidir. Propagandacı dinleyicilerde tabiatlarında var olan ama daha çok sonradan edinmiş olduğu tutumlardan kendi amaçlarına uygun düşenleri uyandırmak veya uyarmak amacındadır.

Hiç kimse zaten mevcut olmayan duygular meydana getiremez.İnsandaki tüm temel motifler duyguya şartlı olduğundan propaganda uzmanı yoğun bir şekilde sevgiden, öfkeden, korkudan, umuttan... diğer duygulardan yararlanır.

İnsanların sosyal tutum ve davranışları, içlerindeki bütün psikolojik olayların sonucudur.

Davranışların gelişmesinde kültürel ve sosyal faktörlerin de büyük payı vardır.

İnanç ve tutumlar bu bakımdan idrak, öğrenme ve motivasyon olaylarının bir fonksiyonudur. İnançlar, kişinin dünyasına bir devamlılık getirir. Buna karşın kişi kendi isteğiyle inançlarının gelişmesini ve değişmesini kolaylaştırabilir. Kişinin günlük idrak ve çalışmalarının bir anlam bütünlüğü olması önemlidir.

Alıştığı inançlar onun rutin yaşantısını açıklamaya yetmediği zaman kişi, yeni inançlar arama gereği duymaya başlar.’


Kaynak: Doğan Cüceloğlu İnsan ve Davranışı kitabından

Danışman Zekeriya Beşirli
zekeriyabesirli@gmail.com

 

https://twitter.com/zekeriyabesirli
Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz...

0
0
0
Yorum Yaz