İş ve Bireysel Stres Kaynakları ve Çözümü

2016-03-30 05:58:00

STRES NEDİR?

“Organizmanın bedensel ve zihinsel sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanmasıyla ortaya çıkan durum”

“Bireyin içinde bulunduğu ortam ve iş koşullarının onu etkilemesi sonucunda vücudunda özel biyo-kimyasal salgıların oluşarak söz konusu koşullara uyum için düşünsel ve bedensel olarak harekete geçmesi durumu”

“Organizmada alışılmamış, düzensiz talepler oluşturan her şey”

Stres konusunda çok önemli çalışmaları olan ve kavramı ilk kez ortaya atan Hans Selye’ye göre stres, bünyenin baskı ve isteklere karşı gösterdiği belirgin olmayan tepkidir.

İnsan bünyesi, ister olumlu olsun ister olumsuz olsun mutlaka dış isteklere karşı biyokimyasal bir tepki gösterir. Stres kaynağı değişik olabilir ama biyolojik tepki daima aynıdır.

STRES TÜRLERİ

Stres İkiye Ayrılır:

*Yararlı stres, yaşandıkça neşe, canlılık ve kazanç sağlayan stres, (pozitif)

*Zararlı stres ise aşırı ve sürekli olan ve bireyin güçlerini tüketen bir stres türüdür. (negatif)

*Stres kavramı ve tanımı sonucu itibarıyla her stres bireye zararlı değildir. Stresin azı organizmayı uyardığı için bazı durumlarda faydalıdır. Pozitif stres öğrenciyi derse hazırlar, atleti yarışa hazırlar, sporcuya müsabakayı kazandırır, memura işini dikkatli yaptırır.

*Stres anlatılırken genelde negatif stresten (distress) bahsedilmektedir.

STRES VE TÜKENME

İş ve Özel Yaşamda Yaşanan Stres;

*Kalbe zarar vermekte  *Bağışıklık sistemini zayıflatmakta

*Hafızayı olumsuz yönde etkilemekte  *Mide hastalıklarına şişmanlığa neden olmaktadır.

Tükenme: Stresle etkili bir şekilde bahşedemediğimizde ya da üstesinden gelemediğimiz stres kaynakları çoğaldığında tükenme riski ile karşı karşıya kalabiliriz.

Hayatı çekilmez olarak görme duygusu en temel tükenme belirtisidir.

Burn Out Sendromu: Tamamen yanmış. Fiziksel ve ruhsal olarak yanıp kül olmuş anlamına gelir/sürekli olarak stres altında olan kişilerde görülür.

ALARM, DİRENME VE TÜKENME

Organizma strese üç aşamalı olarak tepki gösterir. Bunlar;Alarm, Direnme ve Tükenmeaşamalarıdır.

Buna göre, insan beyni dışarıdan bir takım stres yaratıcı algıları aldıktan sonra bir takım gelişmeler olur. Beyindeki bu alarm durumu karşısında organizma ya direnir ya da elverişli durum oluşturur. Elverişli durumdan sonra stres, eğer uzun süreli olarak vücutta kalırsa tükeniş başlar.

Stres yaratan olayı, beynin beyin kabuğu bölgeleri algılar ve daha alt bir bölge olan hipotalamus’a gönderir. Oradan hipofiz bezine mesaj iletir. Hipofiz bezi stres hormonu salgılamaya başlar. Stres hormonu acth (adrenocorticotropin hormone)’dur. Acth etkisi ile böbrek üstü bezde yer alan adrenalin ve kortizon hormonlarının salgılanması artar. Alarm tepkisi şu belirtilerle ortaya çıkar: göz bebekleri genişler, yüz solar, kalp atışları hızlanır, damarlar büzülür, soğuk ter boşalır, kan şekeri yükselir, mide asit salgılaması artar.

STRES BELİRTİLERİ VE ETKİLERİFİZİKSEL, DAVRANIŞSAL VE PSİKOLOJİK

Fiziksel Belirtiler ve Etkileri

*Tansiyon yükselmesi*Sindirim bozukluğu *Terleme, soğuk ya da sıcak basması  *Nefes darlığı

*Baş ağrısı*Yorgunluk, bitkinlik  *Alerji *Mide bulantısı *Çarpıntı  *Ellerde titreme

*Uyku bozuklukları *İştahta bozulmalar (çok az yeme, aşırı yeme)

*Gürültü-sese karşı aşırı duyarlılık *Boyunda, ensede, belde, sırtta ağrı ve kasılmalar.

STRES BELİRTİLERİ VE ETKİLERİ

Duygusal Belirtiler veEtkileri

*Huzursuzluk, sıkıntı, gerginlik *Değersizlik, güvensizlik hissetmek

*Duygusal ilişkilerde (evlilikte) bozulma *Kaygılı olmak  *Neşesizleşme, durgunlaşma,  çökkünlük hali

*Sinirlilik, saldırganlık ya da kayıtsızlık *Duygusal olmak, aşırı hassaslaşma

ZİHİNSEL BELİRTİLER VEETKİLERİ

*Unutkanlık *Konsantrasyonda azalma  *Kararsızlık  *Organize olamamak

*Zihin karışıklığı *İlgi azalması  *Matematik hataların artması *Zihinsel durgunluk

DavranışsalBelirtiler ve Etkileri

*Uykusuzluk *Uyuma isteği  *İştahsızlık  *Yemek alışkanlığında artış

*Sigara kullanma *Alkol kullanma

PsikolojikBelirtiler ve Etkileri

*Gerginlik *Geçimsizlik  *İşbirliğinden kaçınma  *Sürekli ve yersiz endişe

*Yetersizlik duygusu *Yersiz telaş

STRESİN BİREYSEL VE ÖRGÜTSEL SONUÇLARI

Bireysel Sonuçlar

*Stres ve Fiziksel Hastalıklar:Stresin kişinin kalıtımsal ve bedensel özelliklerine de bağlı olarak, bağışıklık sistemini bozduğu, kişide bireysel dayanma gücünü azalttığı ve hastalığa yol açan etkenin bünyeye yerleşmesini kolaylaştırdığı görülmüştür. Bunların arasında baş ağrıları, hipertansiyon, işitme rahatsızlığı, astım, aşırı sıkıntı, endişe, sindirim sistemi rahatsızlıkları, şeker hastalığı.

*Psikolojik Rahatsızlıklar: Depresyon, şizofreni, korku ve endişe kaynaklı hastalıklar.

*Davranışsal Sonuçlar:Alkol alma eğilimi, sigara, uyuşturucu kullanımı, aşırı yeme alışkanlıkları.

Örgütsel Sonuçlar

Performans Düşüklüğü: Bu konuda ilk kez 1908’de YERKES ve DODSON araştırma yapmışlar, stres ile performans ve etkinlik arasında belli bir noktaya kadar doğrusal ilişki bulmuşlardır. Bu araştırmanın sonucuna göre, belli bir noktadan sonra (kırılma noktası) stres artarsa performans ve etkinlik azalmaktadır. Aşırı stres, özellikle zihinsel yetenek, yargı ve karar verme gibi zihinsel beceri gerektiren işlerde, dikkat azalması sonucu işletme için zarar verici sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.

YERKES-DODSON KANUNU

*İş Gören Devir Hızı: Bir örgütte sürekli olarak stres altında çalışmak kişilerin
örgütle bütünleşmesini ve iş tatminini engeller.

*İşe Devamlılık: Devamsızlık; tembellik, sorumsuzluk, isteksizlik etkisiyle
olabileceği gibi kalp krizi, hipertansiyon, ülser gibi hastalıklardan dolayı da olabilir.

 Bunlara Ek Olarak, Mesleklerdeki Stres Kaynaklarını Şu Şekilde Özetleyebiliriz:

*İşin sıkıcı olması;*Ücret yetersizliği; *Karara katılamama;

*Araç-gereç yetersizliği; *Yükselme imkânı olmaması; *İş yerinde dedikodu;

*İş gerekleri ile kişilik uyumsuzluğu; *Çatışma ve örgüt iklimi.

STRES YARATAN ETMENLER

Strese neden olan faktörlere “stresör” adı verilmektedir. Stresörler; Fiziksel Çevre, Örgütsel Çevre, Bireysel Faktörler olmak üzere üç grupta incelenir.

Fiziksel Çevre Şartları

Fiziksel stres nedenleri bireyin bedenini etkileyen dışsal faktörlerdir.

Gürültü: Gürültünün insanlarda yarattığı rahatsızlıkta başlıca neden gürültü şiddetidir. İnsanlar için en ideal ses düzeyi 50 desibeldir. İnsanların gürültüye zamanla alıştığı iddia edilir. Oysaki insan gürültüye değil, yan etkilerine alışmaktadır. Önceden bilinen ve beklenen gürültü pek önemli ölçüde stres yaratmaz. Örneğin diskoya giden biri 100 desibellik gürültüye katlanır. Fakat aynı insan kat komşusunun çıkardığı gürültüden rahatsız olabilir. Kişiler genellikle kendi çıkarttıkları gürültüden rahatsız olmazken, bunun dışındaki gürültüden rahatsız olurlar.

Gürültü,  sağırlık, kulak çınlaması, migren, ülser, kalın bağırsak iltihabı, tansiyon, kalp ve dolaşım bozuklukları gibi rahatsızlıklar yaratabilir.

Örgütteki Stres Kaynakları Örgütsel Çevre      

Herhangi bir işyerinde görevin niteliğinden, iş çevresinden ya da işle ilgili olarak üst, ast, iş arkadaşları ya da müşterilerle bulunulan toplumsal etkileşimden dolayı stres ortaya çıkabilir.

Örgütteki stres kaynakları 4 grupta toplanmaktadır:

Örgütsel politikalar, örgütün yapısal özellikleri, örgütteki fiziksel şartlar, örgütsel süreçler.

Örgütsel Politikalar

Adaletsiz Başarı Değerlendirmesi,  Ücret Eşitsizlikleri,  Örgütsel Kuralların Katılığı, İş Gruplarını Değiştirme,  Çelişkili Yöntemler,  Sık Sık Yer Değiştirmeler,  Gerçekçi Olmayan İş Tanımları

Örgütün Yapısal Özellikleri

Merkeziyetçilik ve Kararlardan Dışlanma, Yükselme İmkanlarının Azlığı, Aşırı Formaliteler, Yüksek Derecede Uzmanlaşma,  Örgütsel Bölümlerin Karşılıklı Bağımlılığı, Yürütme ve Danışma Birimleri Arasındaki Çatışma

Fiziksel Şartlar

Kalabalık Çalışma Şartları ve Özel Hayatı Önemsememe,  Aşırı Gürültü, Sıcak ya da Soğuk Çalışma Ortamı,  Zehirli Maddeler ve Radyasyon, Hava Kirliliği, İş Kazaları, Yetersiz Aydınlatma.

Örgütsel Süreçler

Yetersiz İletişim, Başarı Düzeyi ile İlgili Yetersiz Geri Bildirim, Belirsiz ve Çelişkili Amaçlar, Başarı Değerlendirmesinin Yanlış ve Çelişkili Olması, Adaletsiz Denetim Düzeni, Yetersiz Bilgi, Rekabet, Dedikodu.

BİREYSEL FAKTÖRLER

Kişilik

Amerikalı iki kalp doktoru, MEYER FRİEDMAN ve RAY ROSENMAN çok sayıda erkeği inceleyerek onları A ve B tipi olarak iki kümeye ayırmışlardır.  Burada amaç kişilik özelliklerini belirleyerek hangisinin kalp hastalıklarına daha yatkın olduklarını bulmaktı.

A Tipi Davranış Özellikleri

*Hırslı*Rekabetçi *Aceleci ve telaşlı  *Huzursuz

*Başkalarını dinlemez genelde karşıdakinin sözünü keser *Hareketleri ve konuşması hızlıdır

*Sabırsız *İşlere aşırı bağlıdır  *Aynı anda birden fazla iş yapar  *Çabuk öfkelenir

*Dinlenmeyi sevmez *Yanında çalışanların az iş yaptıklarından yakınır

Yapılan araştırmalara göre; A tipi kişilikte olan kişilerin kanlarındaki kolesterol miktarı ve kalp krizi geçirme olasılıkları çok yüksektir

*İki şeyi aynı anda düşünmek ya da yapmak.

*Giderek daha çok faaliyeti daha az zamana sıkıştırmak.

*Çevreyi ya da güzel şeyleri fark edememe veya ilgi gösterememe.

*Başkalarından hızlı konuşmalarını isteme.

*Sırada beklemeye zorlandığında ya da çok yavaş hareket ettiğini düşündüğü bir arabanın arkasında giderken gereksiz derecede öfke gösterme.

*“Bir şeyin iyi olmasını istiyorsan kendin yap” sözüne inanma.

*Konuşurken el kol hareketi yapma.

*Sık sık diz oynatma ya da parmak tıkırdatma.

*Şiddetli tonlamaları olan konuşma örüntüsü ve sık sık müstehcen sözler kullanma.

*Hiçbir zaman geç kalmamaya aşırı önem verme.

*Oturup hiçbir şey yapmamakta güçlük çekme.

*Çocuklarla oynarken dahi her oyunu kazanmak için oynama.

*Konuşurken nefes alma, dudak ısırma, kafa sallama, yumruk sıkma, masaya vurma.

*Daha iyi ya da daha hızlı yapabileceğini düşündüğü şeyleri başkaları yaparken seyredince sabırsızlanma.

*Hızlı göz kırpma ya da tike benzer kaş kaldırma.

B Tipi Davranış Özellikleri

*İş konusunda rahat ve sakindir *İşlerini geçici olarak yarım bırakabilir

*İşte kaliteye önem verir *İyi bir dinleyicidir  *Rekabetçi değildir

*Uysal, uyumludur *Tek işe odaklanır  *Katı ve keskin değildir

*Konuşurken yavaş ve dikkatlidir *İlgilendiği pek çok konu vardır

*Çevreye açıktır ve sosyal ilişkileri önemser.

*İvedilik ve sabırsızlık düşünceleri yoktur.

*Gösteri meraklısı değildirler ve sorulmadıkça başarılarını ve yaptıklarını tartışma ihtiyacı duymazlar.

*Oyunu yarışmak için değil, hoşça zaman geçirmek için severler.

*Suçluluk duymadan dinlenirler. *Sosyal değerler için fazla kaygılanmazlar.

*Zaman esiri olmazlar. *Ekiple kolayca çalışırlar.  *Karar vermede aceleci değildirler.

*Özel hayatları ile iş hayatları arasında kolayca sınır koyabilirler.

*Eve döndüklerinde günlük hayattan tamamen uzaklaşabilirler.

DİĞER FAKTÖRLER

Kişilik Faktörlerinin Yanı Sıra;

*Algılama Farklılıkları,  *Deneyimler,  *Aile Düzeni, *Ekonomik Sorunlar,

*Cinsel Sorunlar,  *Yeni Bir Çevreye İntibak Gibi Sorunlar

Kişilik açısından stres kaynakları sayılabilir.

STRESİN AŞAMALARI

DR. ROBERT J.VAN AMBERG tarafından geliştirilmiş ve tıp dünyasında kabul görmüş, stres aşamalarındaki belirtiler şu şekilde sıralanmıştır:

 I. Aşama

*Büyük Haz Duygusu.*Alışılmamış Duyarlıkta Algılama.

*Alışagelmişin Üzerinde İş Yapabilme Yeteneği ve Aşırı Sinirsel Enerji.

II. Aşama

*Yataktan kalktığında yorgunluk hissi. Öğle yemeğinden sonra veya akşamüstü erkenden gevşeyen enerji.

*Mide ve barsak fonksiyonlarının zaman zaman bozulması (diyare veya kabızlık), kalp çarpıntıları.

*Sırtta ve kafatası civarındaki kaslarda büzülme (yaygın ağrılar).  *Dinlenememe duygusu.

 III. Aşama

*Barsak fonksiyonlarında daha ciddi sorunlar.  *Mide sorunları.  *Kas büzülmeleri, ağrılar.

*Artan gerginlik duyguları.  *Uyku bozuklukları.  *Baygınlık hissi (bayılmaksızın).

IV. Aşama

*Günü geçirmede büyük zorluk.  *Daha önce zevk veren faaliyetlerin artık fazla zevk vermemesi.

*Sosyal olaylara tepki gösterme yeteneğinin kaybolması. Arkadaş toplantılarının artık sıkıcı olmaya başlaması.

*Daha büyük uyku bozuklukları, sabah 3 ve 5 arasındaki kabus şeklindeki rüyalarla uyanma.

*Olumsuzluk duygusu.  *Konsantre olamama.  *Belirsiz korkular.

V. AŞAMA

*Aşırı yorgunluk  *Çok basit işleri yönetmede zorluk.

*Barsak ve mide fonksiyonlarında aşırı bozukluklar. *Yaygın korku duygusu.

VI. Aşama

*Kalp çarpıntıları ve panik hali.  *Nefes kesilmesi.  *Titreme, terleme.

*El ve ayak uyuşmaları. El ve ayaklarda sızlamalar.

*Tükenme. En basit işleri bile yapmak için enerji bulmada güçlük.

STRESLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ

Başlamadan Çöz

*İyi bir eş *İyi bir meslek  *İyi bir mekan  *İyi bir arkadaş  *İyi bir sosyal ortam        

Kendini Strese Sokacak Olaydan, Ortamdan Uzak Tut

*İşini iyi yap *Kötü söyleme/işitme  *Borca girme

Belirsizlik ve Algılar

*Eğer kişi fırsat veya tehditleri kolaylıkla halledebileceğine inanırsa stres düzeyi düşük olacaktır.

*Konusunda uzman olan bir doktorla, ilk defa bir ameliyatı tek başına yapacak doktorun yaşayacakları stres düzeyi farklı olacaktır.

*Rutin işlerin yapılışında stres, rutin olmayan işlere nazaran daha az miktardadır.

*Stres düzeyi, fırsat ve tehditleri kişilerin nasıl algıladığına bağlı olarak değişecektir. Kişinin yeni işe başlaması, terfi etmesi gibi.

Yetenek ve Stres

*Kişi, kadronun gerektirdiği yeteneklere sahip değilse yaşayacağı stres seviyesi büyük olacaktır.

*Aynı şekilde konu ve iş hakkında deneyimi yeterli olan kişilerin de stres düzeyleri az olacaktır.

STRESLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ BİREYSEL YÖNTEMLER

*Bedensel hareket (egzersiz) yapma  *Spor *Hareket etme-yer değiştirme  *Gevşeme

*Yumruk sıkma *Kaşları germe  *Gözleri sıkma  *Omuz germe  *Nefes alma

*Karın kaslarını germe *Bacak ve karın kaslarını germe

*Baldır kaslarını germe (topuğu kaldırmadan) *Bütün bedeni gevşetme

*Olumlu hayal kurma *Kaynağı bulma  *Neşeli olma (gülümseme, kahkaha, mizah)

*Beslenme (meyan kökü, …) *Meditasyon  *Toplumsal destek  *Zaman yönetimi

*Dua ve ibadet *Düzenli uyku  *Müzik  *“Hayır” deme

*Negatif insanlardan uzak durma *Duş alma

STRESE İYİ GELEN BİTKİLER

Badem, Yoğurt, C vitamini balığın içinde bulunan omega 3 hem sindirim dostu olup hem de sakinlik duygusu vermektedir. Çikolata çok yerde önerilmeye başlamış ve araştırıldıkça bol yenilen bir yiyecek olmuştur. Çikolata bir konuya odaklanmayı ve motivasyonu çoğaltmaktadır. Meyveli yoğurt hem içerik bakımından zengindir hem de meyveyle karıştırıldığında ayrıcalıklı, düzenli bir metobolizma sistemi oluşturur. Kekik (dağ çayı), Hatmi, Okaliptus yaprağı, Menekşe, Ebegümeci, Karabaş otu, Melisa, Adaçayı, Lavanta, Toros nanesi, strese bağlı uykusuzluk, mide ve bağırsak spazmının giderilmesinde yardımcı olur.

ÖRGÜTSEL YÖNTEMLER

*Monoton İş Ortamının Değiştirilmesi *Stresli Personele Yardım Sağlama

*Yöneticilere Düşen Görevler: Çalışma için çekici bir ortam yaratarak iş tatminini yükseltmek, rol belirsizliğini en aza indirmek, aşırı iş yükünü ortadan kaldırmak, örgütte değişme ve süreklilik arasında iyi bir denge kurmak, çalışanları devamlı motive etmek ve ödüllendirme yapmak, çalışanların kararlara katılımını sağlamak, örgüt içinde stresi azaltmak için gerekli hizmetleri oluşturmak, stres konusunda çalışanları bilgilendirmek.

STRESLE BAŞA ÇIKMAETKİSİZ (İŞLEVSEL OLMAYAN) YÖNTEMLER

*Saldırganlık /öfke patlamaları

*Savunma mekanizmalarının aşırı kullanımı (bastırma, karşıt tepki geliştirme, yön değiştirme…)

*Sigara, alkol, ilaç, madde kullanımı *Alışveriş

*Geri çekilme, pasifleşip içe kapanma  (bu kişiler, yaşadıkları sorunları paylaşmayarak içlerinde biriktirirler)

STRESLE ETKİLİ BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ

*Düzenli egzersiz ve spor yapmak (spor yaptığımızda noradrenalin hormonu salgılanır. Bu hormon stres tepkisinde rol oynayan başka kimyasal maddelerin etkilerini düzenler. Spor beynin stresle daha verimli şekilde baş etmesini sağlamakta ve kaslardaki gerginliği azaltmaktadır)

*Gevşeme egzersizlerini öğrenmek, uygulamak

*İyi beslenmek( neden yemek yiyorsunuz? Açlığınızı doyurmak için mi?  Kaygı, yalnızlık ve stresin etkisini azaltmak için mi? Daha az kafein, daha fazla meyve-sebze tüketilebilir)

*Aynı anda birden fazla iş yapmayın

*Sosyal destek almak (güvendiğimiz dostlarımızla paylaşmak, sohbet, başkalarına yardım etmek…)

*Oyun *Mizah duygusu… Kendimize, hayata, şakalara gülebilmek…

Gülerken göbeği hoplamayan adamdan korkarım” (ÇİN ATASÖZÜ)

*Hobiler edinmek; zamanı iyi yönetmek ve kendimize zaman ayırmak

*Hoşgörülü ve esnek olmak (kin tutmak ve haset tükenmenize neden olur/esneklik değişikliklere açık olmamızı sağlar)

STRESLE KURUMSAL OLARAK BAŞA ÇIKMA YOLLARI

Problem Odaklı

*İşlerin yeniden tasarımı  *İş rotasyonu  *Belirsizliğin azaltılması *İş güvenliği  

*Çocukların bakımı için fırsat yaratma *Esnek çalışma saatleri ve iş paylaşımı

Duygu Odaklı

*Kurum içi spor tesisleri  *Organizasyonel destek

*Çalışana destek programları  *Kişisel günler/ uzun süreli izinler

ORGANİZASYONEL ÇATIŞMA

Bir çalışan ya da takımın amaç ve hedeflerinin başka bir birey ya da takımın amaç ve hedefleri ile uyumsuz olması sonucu ortaya çıkan hal.

Organizasyonlarda değişimi isteyenlerin, mevcut durumu korumak isteyenlerin, grupların, lobilerin, kliklerin, rakiplerin mücadele ortamları vardır. Bir grup etki alanında başka bir grubun yer almaya başladığını hissettiği anda, çatışma eğilimine girer.

Çatışma, örgütlerde bölümler, gruplar ve bireyler arasında kaçınılmaz bir süreçtir. Eğer örgüt bir değişimi yaşamak azmindeyse çatışma şarttır. Çatışmada önemli olan farklılıkların bütünleştirilmesi ve organizasyonların enerjisini boşa harcamamalarının sağlanmasıdır.

Çatışma Kaynakları: Farklılık, Görev İlişkileri ve Kaynakların Kıtlığı.

Göre İlişkilerinden Türeyen Çatışmalar: Yetkilerin Çatışması, Görevlerde Karşılıklı Bağımlılık ve Uyumsuz Değerlendirme Yöntemleri. 

Pondy’nin Organizasyonel Çatışma Modeli:

Düzey I: Potansiyel çatışma Düzey II: Algılanan Çatışma

Düzey III: Hissedilen Çatışma Düzey IV: Açık Çatışma Düzey V: Çatışma Sonucu

AÇIK ÇATIŞMA ŞEKİLLERİ

*Açık Saldırganlık  *Şiddet  *İç Çatışma  *Sabotaj  *Fiziksel Sindirme  *İşbirliği Eksikliği

TAKIM DÜZEYİNDE ÇATIŞMA YÖNETİMİ

*Uzlaşma *İşbirliği  *Uyum  *Kaçınma  *Rekabet

1- Uzlaşma:bu nokta kısmi doyumu ifade eden bir çözümdür.  Her ikitarafında değiş tokuş ve fedakarlıktabulunmasıdır.

2-Beraber Çalışma:Bu mod tarafa ait iki tarafın da isteklerini en üst düzeyde tatmin edecek bir problem çözümünü ifade eder.

3- Uygunlaşma:Tarafın kendi istekleri yerine diğer tarafın isteklerini yerine getirmesidir.  Bu mod gelecek konular için sosyal kredioluşturur.

4-Kaçınma:Taraflar çatışma konusundan çekilirler.  Ne kendine de diğerlerinin isteklerini gerçekleştirmek için hareket ederler.

5- Yarışma-Güç Kullanma:Bir tarafın isteklerini tatmin için diğer tarafın isteklerini kuvvetle bastırmasıdır.  Bu mod acil durumlarda işe yarayan bir yöntemdir.

*Uzlaşmanın Geliştirilmesi  *Ortak Hedefler Üzerinde Vurgu Yapmak

*İnsanların Değil, Problemlerin Üzerinde Durmak  *İlgi Alanlarının Üzerine Odaklanmak

*Ortak Kazançlar İçin Fırsatlar Yaratmak  *Adil Olan Konular Üzerine Odaklanmak

ÇATIŞMA YÖNETİMİ YOLLARI

*Kaçınma ve Bağlanmama *Problem Çözme Yaklaşımı  *Yumuşatma  *Güç Kullanma

*Daha Önemli Amaçlar Belirleme *Taviz Verme  *Çatışmaya Taraf Olanları Değiştirme

*Örgütsel İlişkileri Değiştirme *Çoğunluk Oyu  *Çatışma Kaynağının Ortadan Kaldırılması

Kaçınma:İnsanlar çoğunlukla, çatışma durumlarından kaçınırlar. Kısa dönemde bu geçici bir yöntem olarak kullanılabilir, ancak uzun dönemde faydalı olamaz. Çatışma konusunun önemli olmadığı durumlarda etkili olabilir.

Problem Çözme:Çağdaş yöntemlerden biridir. Haklı ya da haksız tarafı ayırt etmek değil, sorunu çözmektir. Çatışmanın üzerine gidilir ve taraflar yüz yüze getirilir. Bu yaklaşımın önemli varsayımı, çatışan tarafların bile paylaştıkları ortak noktalar olduğuna ilişkindir. Çatışmada farklılıklar üzerinde durulmakta, ortak noktalar ihmal edilmektedir. Özellikle bilgi eksikliği ve iletişim sorunları yüzünden çıkan çatışmalarda etkilidir.

Yumuşatma:Durumu olduğundan daha iyi gösterme de çatışmalarda kullanılan bir yaklaşımdır. Bu yöntemde yönetici çatışmanın kaynaklarına inmemekte, esas nedenleri ele almamaktadır. Bu yüzden kısa vadelidir. Yönetici çatışma yerine işbirliğinin yararları üzerinde durmaktadır. Biz bir aile gibiyiz yaklaşımları buna örnek olarak verilebilir. Kısa vadede bir çözüm gibi görülebilir.

Üstün Amaçlar Saptama:Çatışma içinde olan ve birbirleriyle karşılıklı bağımlılık içinde olan grupların hepsi vazgeçilmez önemde olan ortak bazı amaçlar, gruplar üstü amaçlar vardır. Bu amaçlar çatışan grupların birinin gerçekleştiremeyeceği kapsam ve niteliktedir; ancak grupların ortak çabalarıyla gerçekleştirilebilir. bu yöntem bu tür amaçlar bulunduğunda etkili olur. Ancak böyle amaçların bulunması kolay değildir. Yine etkili olabilmesi için tarafların bu amaçlara inanması şarttır. Bu nedenle buna inandırma yöntemi de denir. Çatışmanın amaçlarda olması durumunda etkili olması zordur.

Politik Yaklaşım:Bu yöntemde yönetici taraflara kaybetmesi durumunda destek sözü verir. Yönetici her grubun önerisine yer vererek sorunu çözmeye çalışır. Takas, pazarlık ve uzlaşma başlıca politik yaklaşımlardandır. Çatışmanın çözümünden çok tarafları tatmin edici yollar bulunmaya çalışılır. Büyük örgütlerde kullanılmaya daha elverişli, ancak etkili değildir.

Yapısal Değişkenleri Değiştirme:Örgütün formal yapısı ile ilgili düzenlemelere gidilerek ilişkiler değiştirilmeye çalışılır.

Hakeme Başvurma:Taraflar kendi aralarında anlaşamıyorsa ve yöneticide onları inandıramıyorsa, sorun tarafsızlığına güvenilen birinin hakemliğine bırakılır.

Kaynak: Prof.Dr. Nilüfer Sezer,  Öfke Kontrolü ve Stresle Başa Çıkma Yolları

 Danışman Zekeriya Beşirli
zekeriyabesirli@gmail.com

 

https://twitter.com/zekeriyabesirli
Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz...

0
0
0
Yorum Yaz